Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Hukuk Fakültesi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
FSMVÜ | 6446 SAYILI KANUNA GÖRE ELEKTRİK PİYASASI FAALİYETLERİ - Doç.Dr. Murat Balcı
Duyuru Arşivi
6446 SAYILI KANUNA GÖRE ELEKTRİK PİYASASI FAALİYETLERİ - Doç.Dr. Murat Balcı

1. 6446 SAYILI KANUNA GÖRE ELEKTRİK PİYASASI FAALİYETLERİ

1.1.  Türkiye’de Elektrik Piyasasının Oluşumu

Enerji, ülkelerin iç ve dış politikalarını belirleyen, tarih boyunca hep ihtiyaç duyulan ekonominin en değerli kaynaklarından biridir. Elektrik; petrol, kömür, doğal gaz ve nükleer enerji gibi kaynaklardan veya su gücü, rüzgâr, güneş gibi yenilebilir enerji kaynaklarından[1] yararlanmak suretiyle üretilen ve aydınlatma, ısıtma, ulaştırma başta olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılan ikincil bir enerji kaynağıdır[2]. Aynı zamanda nihai tüketici için de hayati bir mal niteliğinde olduğundan[3], elektrik arzının günümüz ekonomisinde büyük bir öneme sahip olduğu yadsınamaz.

Elektriğe olan talebin gün geçtikçe artması, toplumların bu talebe karşı yeni çözüm arayışları içerisine girmesine neden olmuştur. Son yıllarda bu çözüm arayışları sebebiyle dünyada elektrik sektöründe yeniden yapılanma süreci başlamıştır. Yeniden yapılanma sürecinde ülkeler rekabete dayalı serbest piyasalar oluştururken, doğal tekel niteliği taşıyan faaliyetler için de her bir ülkenin koşullarına göre değişen regülasyon teknikleri geliştirmişlerdir[4]. Ülkemizde de elektrik hizmetlerinin tek bir kamu kurumu bünyesinde toplanması politikasından vazgeçilerek elektrik sektöründe kamu ve özel teşebbüslerin birlikte faaliyet göstermelerine imkan veren yeni bir yapılanmaya gidilmiştir.

Gelişmiş birçok ülkede olduğu gibi Türkiye de elektrik arzını artırabilmek için serbest ekonomi sistemini benimsemiş[5] ve bu kapsamda özelleştirme çalışmalarına başlanmıştır. Serbest rekabet sisteminde piyasa giriş-çıkış koşulları ile piyasada faaliyet gösterecek teşebbüslerin faydalandıkları veya sundukları hizmetlere ilişkin tarifelerin belirlenmesi, teşebbüslerin rekabete aykırı faaliyetlerinin engellenmesi amaçlanmaktadır. Elektrik piyasasında da rekabetin sağlanmasına çalışılması, piyasanın kendine özgü özellikleri, elektrik enerjisine gereksinimin giderek artması hukuki düzenlemelerin gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda yeniden yapılanma ve özelleştirmeye dönük ilk yasal düzenleme olan 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun’dur[6]. Bu kanun ile ilk defa elektrik hizmetlerinin özel kişilere, yap-işlet-devret ve işletme hakkının devri yöntemleriyle gördürülmesi imkanı getirilmiştir[7].

2001 yılında ise çıkarılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu[8] ile tamamı kamu tekelinde bulunan elektrik piyasası serbestleştirilmiş ve daha önce öngörülen modellerden daha farklı bir model olan lisans rejimi öngörülmüştür. Bu yolla endüstrinin bir kısmı rekabete açılmış, rekabete açılmayan ve doğal tekel niteliğini haiz iletim ve dağıtım hizmetleri ise sıkı regülâsyona tabi tutulmuştur[9]. Bu kanunla birlikte üretim faaliyeti için lisans alınması zorunluluğu getirilmiş, kurulacak her bir üretim tesisi için ayrı ayrı lisans alınması hükme bağlanmıştır. Yine bu kanunla birlikte Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuş, daha sonra çıkarılan 4646 sayılı[10] Kanun ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu adını almıştır[11].

            Türkiye’de serbest bir elektrik piyasası kurulmasına ilişkin çalışmalar 4628 sayılı Kanun sonrasında hız kazanmıştır. Elektrik sektöründe uluslararası alanda yapılan değişiklikler, serbest piyasada karşılaşılan sorunlar, arz güvenliğinin sağlanması ve bu piyasada işlem yapacak teşebbüslerin ve tüketicilerin korunması gibi sorunlar tekrar gözden geçirilmiş ve ihtiyaçlara cevap verebilmek amacıyla 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çıkarılmıştır[12].

            Elektrik piyasasında yapılan bu değişiklikler ülkemizde elektrik üretiminin elde edildiği kaynakların kullanımında da değişikliklere neden olmuştur. 2015 yılı itibariyle ülkemizde elektrik üretiminin birincil enerji kaynaklarına göre dağılımı; elektrik üretiminin yüzde 36’sı doğalgazdan, yüzde 27’si kömürden, yüzde 27’si hidrolikten, yüzde 4’ü rüzgardan, yüzde 3’ü termik santralden ve yüzde 1’i jeotermal kaynaklardan elde edilmektedir[13]. Geçmiş yıllara ilişkin istatistiklere bakıldığında[14], ülkemizin elektrik üretiminin büyük çoğunluğunu doğalgaz karşılamaktadır. Ancak elektrik piyasasının serbestleşmesi ve yapılan yeni değişikliklerle yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin son yıllarda artış gösterdiği görülmektedir. Ülkemizin dışa olan bağımlılığının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yapılacak yatırımların önemi göz önüne alındığında, alternatif enerji kaynaklarının kullanımı noktasında yeni düzenlemeler getirilmesi ve özel sektörün bu alana teşvik edilmesi gerekmektedir.

             

1.2.  Elektrik Piyasası Faaliyetlerinin Lisans Usulü İle Yerine Getirilmesi

 

     Lisansın tanımı 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda yapılmıştır[15]. Buna göre lisans; tüzel kişilere piyasada faaliyet gösterilebilmeler için bu kanun uyarınca EPDK tarafından verilen izni ifade etmektedir[16].

Yukarıda ele alındığı gibi, elektrik piyasası faaliyetlerine lisans usulü 4628 sayılı Mülga Elektrik Piyasası Kanunu ile getirilmiştir. Bu kanun ile Türkiye elektrik hizmetlerinin yürütülmesinde lisans usulünü benimsemiştir. Tüzel kişiler ancak düzenleyici ve denetleyici kurum olan EPDK tarafından verilen lisans sayesinde elektrik piyasasında faaliyet gösterebilirler[17]. Aynı şekilde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda da tüzel kişilerin piyasada faaliyet gösterebilmeleri EPDK’dan alınacak lisans ön koşuluna bağlanmıştır.

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4.maddesinin birinci fıkrasına göre elektrik piyasasında; a) Üretim faaliyeti, b) İletim faaliyeti, c) Dağıtım faaliyeti, ç) Toptan satış faaliyeti d) Perakende satış faaliyeti, e) Piyasa işletim faaliyeti, f) İthalat faaliyeti, g) İhracat faaliyeti, ancak lisans almak koşuluyla gerçekleştirebilir.

Elektrik Piyasası Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bu faaliyetler, yine aynı maddenin üçüncü fıkrasında[18] belirtilen tüzel kişiler tarafından gerçekleştirebilecektir. Bunlar, Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine göre anonim veya limited şirket olarak kurulan şirketler olabilir.

1.3. Elektrik Piyasasında Lisansın Hukuki Niteliği

 

            Lisans etimolojik olarak Latince “izin verilmiş - müsaade edilmiş” anlamı taşıyan “Licere” kelimesinden gelmektedir[19]. Elektrik piyasası açısından lisans, elektrik piyasasında faaliyet gösterebilmek için Kurul tarafından verilen bir çeşit izindir. Bu bir yetki belgesi ile somutlaşır[20].

            Elektrik, önceleri tekel olarak doğrudan devlet tarafından yürütülen, şimdilerde ise özel sektöre devredilmeye çalışılan bir hizmettir[21]. Son yıllarda yapılan değişikliklerle elektrik piyasasının serbestleştiği ve özelleştiği düşünülebilir. Ancak piyasada yer alan faaliyetler ve hizmetler değerlendirildiğinde elektrik hizmetinin halen kamu hizmeti özelliği gösterdiği kabul edilmektedir. Zira enerjinin niteliği itibariyle evrensel bir hizmet olduğuna kuşku bulunmamaktadır[22]. Bu sebeple elektrik hizmeti bir yandan özel faaliyete benzer nitelik taşımakta, bir yandan da kamu hizmeti niteliğini korumaktadır[23].

            Elektrik piyasasında faaliyet gösterebilmek için alınan lisansların hukuki niteliğini anlayabilmek için öncelikle kamu hizmeti ve ruhsat kavramlarını ele almamız gerekir. Kamu hizmeti kavramı öğretide ve mahkeme kararlarında çeşitli şekillerde tanımlanmış olup, idare hukukunun en temel kavramlarından biri olarak kabul edilmektedir. Kamu hizmeti Akyılmaz-Sezginer-Kaya’ya göre, yasama organınca kamu hizmeti olarak nitelendirirken idare ya da onun denetimi ve gözetimi altında özel kişilerce, kamu yararı amacıyla, toplumun ortak ve genel ihtiyaçlarını tatmin için yapılan bir faaliyet olduğu[24]; Atay’a göre ise özel bir hukuki rejime uygun olarak idare örgütü tarafından bizzat ya da bunların yakın denetim ve gözetimi altında yürütülen, yürütülmesinde kamu yararı bulunan ve bu hususun da siyasal karar almaya yetkili devlet organınca öngörülen faaliyet olduğu[25] şeklinde ifade edilmiştir.

            Anayasa Mahkemesi ise kamu hizmetini; “Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimi altında, genel ve ortak gereksinimleri karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikleri” olarak değerlendirmektedir [26].

            Elektrik hizmeti birçok yargı kararında kamu hizmeti olarak değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kararlarında elektrik üretim, iletim ve dağıtımı ile ilgili etkinliklerin kamu hizmeti olduğunu ifade etmiştir. Bir kararında; “Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinlikler kamu hizmetidir. Çünkü bu etkinlikler kamu yararına dönük toplumun ortak gereksinmesinin karşılanmasına yönelik, düzenli ve sürekli etkinliklerdir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 26.3.1974 günlü, esas 1973/32, karar 1974/11 sayılı kararında, ‘kişilerin su, elektrik, havagazı gibi ihtiyaçlarının karşılanması önemli kamu hizmetlerindendir” denilerek, elektrik hizmetlerinin kamu hizmeti olduğu açıkça vurgulanmıştır”[27].

            Danıştay bir kararında; “özel bir girişimci tarafından kamuya sağlanan, elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı tesislerini kurmak ve işletmek, ticaretini yapmak şeklindeki hizmet bir kamu hizmetidir”[28] denilmek suretiyle aynı görüşte olduğunu belirtmiştir.

            Nitekim Çağlayan; 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda öngörülen lisansı kamu hizmetinin görülme usulü olan ruhsat niteliğinde olduğu ve verilen lisans çerçevesinde kamu hizmetinin yerine getirildiğini[29] belirtmiştir. Yine Gözler-Kaplan da 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda düzenlenen lisans usulünün idare hukuku açısından kamu hizmetinin görülme usullerinden ruhsat usulü kapsamında olduğunu[30] belirtmektedir.

            Tekel niteliği taşımayan bir kamu hizmetinin, idarece verilen bir izin sayesinde, özel kişiler tarafından görülmesi usulüne ruhsat (izin) denilmektedir[31]. Elektrik piyasasında iletim faaliyeti dışındaki diğer faaliyetlerin tekel olmadığı, farklı özel veya kamu tüzel kişilerine yaptırıldığı düşünüldüğünde elektrik hizmetinin ruhsat usulü ile yerine getirilen bir kamu hizmeti olduğu sonucuna varabiliriz.

            Öğretide elektrik piyasası faaliyetlerinin kamu hizmetine benzer özellik taşıdığı, ancak farklı bir katagoride değerlendirilmesi gerektiği şeklinde görüş belirtenler de bulunmaktadır[32].

            Bir faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesi için kamu kurum ve kuruluşlarıyla doğrudan veya dolaylı bir bağının bulunması gerekir. Bu bağ yapılan faaliyetin gerçekten kamu hizmeti olup olmadığını ortaya koymak açısından önem arz etmektedir. Elektrik Piyasası Kanununda elektrik hizmetlerinin özel kişilere gördürülmesi EPDK’nın vereceği izine bağlı tutulması bu bağı ortaya koymaktadır. Ayrıca EPDK’nın özel hukuk kişilerine elektrik piyasasında faaliyette bulunmaları için vermiş olduğu izin her iki tarafa da eşit haklar sağlayan özel hukuk sözleşmesi olmadığından[33] idari işlem kavramı içinde değerlendirilmektedir.

            İdare hukuku bakımından lisanslar bir çeşit faaliyet ruhsatı niteliğindedir. Tek taraflı bir idari işlemler verilir. İlgilinin talebinin varlığı işlemin tek taraflı olma özelliğini ortadan kaldırmaz[34]. Lisanslar bir sözleşme değildir, lisans verilmekle bir imtiyaz da verilmiş olmamaktadır. Çünkü verilen lisanslar bir tekel hakkı sağlamadığı gibi lisansların sayısının sınırlı olmasını gerektiren bir doğal kısıt da bulunmamaktadır[35].

1.4.             Lisans Alma Yükümlülüğü ve İstisnası

 

            Elektrik piyasası faaliyetlerinde ilke olarak lisans alma esası benimsenmiştir[36]. Bir tüzel kişi piyasada faaliyet gösterebilmek için Kurumdan “lisans” denilen yetki belgesini almak zorundadır. Lisans almadan piyasada herhangi bir faaliyet göstermek mümkün değildir[37]. 6446 sayılı Kanunun 4. Maddesinde piyasada lisans almak koşulu ile yürütülebilecek faaliyetler; Üretim faaliyeti, iletim faaliyeti, dağıtım faaliyeti, toptan satış faaliyeti, perakende satış faaliyeti, piyasa işletim faaliyeti, ithalat faaliyeti ve ihracat faaliyeti olarak gösterilmiştir. Elektrik piyasasında yürütülen faaliyetler EPDK tarafından kontrol edilmekte, lisans alınmaksızın faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında Kanun’un 16.maddesi çerçevesinde işlem yapılmaktadır.

            Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği[38], halen piyasada faaliyet gösteren veya gösterecek olan tüzel kişilerin elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracat faaliyetlerini yapabilmek için almak zorunda oldukları lisanslarda yer alması gereken hükümleri, lisans verilmesine, lisansların tadiline, yenilenmesine, sona ermesine ve iptaline ilişkin usul ve esaslar ile lisans sahibi tüzel kişilerin hakları ve yükümlülüklerini düzenlemektedir[39].

            Elektrik Piyasası Kanunun 5.maddesinin a bendi ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 5.maddesinin 1.fıkrasına göre elektrik piyasasında faaliyet gösterecek tüzel kişilerin her faaliyet için ve bir faaliyetin birden fazla tesiste yürütülecek olması halinde her tesise ayrı bir lisans almak zorundadır. Ancak kanun burada aynı tür yenilenebilir enerji kaynağına dayalı üretim tesislerinin sisteme aynı noktadan bağlanmaları halinde tek üretim lisansı kapsamında değerlendirebileceğini belirtmiş ve her tesise ayrı lisans alınması kuralını yenilenebilir enerji kaynakları yönünden yumuşatmıştır. Komisyon raporuna göre bu düzenlemenin amacı kanun koyucunun yenilenebilir enerjiyi destekleme arzusudur[40].

            Ayrıca tarifesi düzenlemeye tabi faaliyet göstermekte olan lisans sahibi tüzel kişilerin, tarifesi düzenlemeye tabi her faaliyet ve bu faaliyetin lisansı kapsamında sınırlandığı her bölge için ayrı hesap ve kayıt tutmak zorunda olmalarıdır[41].

            Elektrik piyasasına ilişkin lisanslar en çok kırk dokuz yıl için verilmektedir[42]. Ayrıca kanunda üretim, iletim ve dağıtım lisansları için de en az on yıllık bir süre için lisans verilebileceği düzenlenmiştir[43].

            6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda mülga Elektrik Piyasası Kanununda olduğu gibi lisans alma yükümlülüğüne bazı istisnalar getirilmiştir. Kanunun “Lisanssız yürütülecek faaliyetler” başlıklı 14.maddesinin 1.fıkrasında lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf üretim tesisleri sayılmıştır. Bunlar;

a) İmdat grupları ve iletim ya da dağıtım sistemiyle bağlantı tesis etmeyen üretim tesisi

b) Kurulu gücü azami bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi

c) Belediyelerin katı atık tesisleri ile arıtma tesisi çamurlarının bertarafında kullanılmak üzere kurulan elektrik üretim tesisi

ç) Mikrokojenerasyon tesisleri ile Bakanlıkça belirlenecek verimlilik değerini sağlayan kojenerasyon tesislerinden Kurulca belirlenecek olan kategoride olanları

d) Ürettiği enerjinin tamamını iletim veya dağıtım sistemine vermeden kullanan, üretimi ve tüketimi aynı ölçüm noktasında olan, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi” şeklinde sayılmıştır.

            Bu düzenleme ile eski kanunda olmayan imdat grupları a bendine eklenmiş ve eski kanunda yer alan paralel çalışma ilkesi[44] kaldırılarak bağlantı tesis etmeyen üretim tesisleri lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamına alınmıştır. Bu tesisler başka tesisleri etkileme imkanları bulunmaması halinde lisans muafiyetinden yararlanacaklardır[45]. Yine lisanssız faaliyet gösterecek tesislerden yenilenebilir enerji kaynağına dayalı üretim yapan tesislerin kurulu güç sınırları b bendinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle eski kanunda yer alan 500 kW olan kurulu güç üst sınırı[46] 1MW’a çıkarılmıştır[47].

            Ayrıca kanunda Bakanlar Kurulunun rekabetin gelişmesi, iletim ve dağıtım sistemlerinin teknik yeterliliği ve arz güvenliğini temini ilkelerini göz önüne alarak üretim tesisi kurulu üst sınırını kaynak bazında beş katına kadar artırabileceği hükmü de yer almaktadır[48].

            Elektrik Piyasası Kanunun 14.maddesinin 4.fıkrasında; lisanssız faaliyet gösterebilecek tesislerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir. Bu doğrultuda Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik[49] yayımlanmıştır.

            Kanunun 14.maddesinin beşinci fıkrasında “Sermayesinin yarısından fazlası belediyeye ait olan tüzel kişilerce, belediyeler tarafından işletilen su isale hatları ile atık su isale hatları üzerinde teknik imkânın olması ve DSİ tarafından uygun bulunması hâlinde enerji üretim tesisi kurulabilir…” hükmü ile belediyeler tarafından işletilen su isale hatları ile atık su isale hatları üzerinde kurulan üretim tesisleri de lisanssız elektrik üretimi kapsamına alınmıştır. Bu bağlamda; daha önce sadece 500 kW kurulu güce kadar olan yenilenebilir kaynaklara dayalı üretim tesisleri, mikrokojenerasyon[50] ve kojenerasyon[51] tesisleri lisanssız üretim tesisi kapsamında iken, Kanunun 14 üncü maddesi ile lisanssız üretim faaliyetinin kapsamı genişletilmiştir[52].

            6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, mülga Elektrik Piyasası Kanununa göre lisanssız yürütülebilecek faaliyetlerin kapsamını genişletmiş ve yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik edici rol üstlenmiştir.

1.5. 6446 Sayılı Kanuna Göre Lisans Türleri ve Kapsamı

a. Genel Olarak

 

            Elektrik Piyasası Kanununda faaliyet konularına göre EPDK’dan alınabilecek olan 8 tür lisans bulunduğu yukarıda belirtilmişti. Mülga Elektrik Piyasası Kanunundaki faaliyetlerin büyük çoğunluğu 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda da korunmuştur. Faaliyet konularına ilişkin yapılan değişikliklerden biri piyasa işletim faaliyeti yeni kanuna dahil edilmiştir. Yapılan diğer bir değişiklik ise mülga Kanunun 2. maddesinin dördüncü fıkrasının a bendindeki hükümde yer alan otoprodüktör[53] ve otoprodüktör grubu[54] lisansların yeni kanunda yer verilmemesidir.  

            Yine yeni kanunda, mülga kanunda yer alan ticaret ve perakende satış lisansına sahip şirketlerce, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan diğer hizmetleri ifade eden Perakende satış hizmeti kavramının çıkartılmıştır[55].

            Türkiye elektrik piyasasının hukuki yapısı, yıllar içinde yapılan değişiklikler dikkat edilecek olursa hem özel hukuk hem de kamu hukukuna yer veren karma bir hukuki rejimi barındırmaktadır[56]. Karma bir hukuki rejimin olmasının en büyük sebeplerinden biri bazı lisans türlerinin özel ve kamu teşebbüsler tarafından yürütülebilmesi, bazılarının ise sadece kamu tüzel kişileri tarafından yürütülebilmesidir. Bu sebeple piyasada yapılabilecek faaliyetlerin iyi irdelenmesi gerekmektedir.

            b. Üretim Faaliyeti

            Elektrik Piyasası Kanunun 3.maddesinde üretim, üretim tesisi ve üretim şirketi tanımlanmıştır: üretim; enerji kaynaklarının, elektrik üretim santrallerinde elektrik enerjisine dönüştürülmesini, üretim tesisi; elektrik enerjisinin üretildiği tesisleri, üretim şirketi ise; sahip olduğu, kiraladığı, finansal kiralama yoluyla edindiği veya işletme hakkını devraldığı üretim tesisi ya da tesislerinde elektrik enerjisi üretimi ve ürettiği elektriğin satışıyla iştigal eden özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi olarak ifade edilmiştir.

            Üretim faaliyeti ve buna ilişkin hususlar Elektrik Piyasası Kanunu’nun 7. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, üretim lisansı kapsamında yer alan üretim faaliyeti, kamu ve özel sektör üretim şirketleri ile organize sanayi bölgesi tüzel kişiliği tarafından yürütülebilmektedir.

            Kanunun 7.maddesinin 2.fıkrasında üretim şirketlerinin aldıkları üretim lisansı kapsamında yürütebileceği faaliyetler sayılmıştır. Üretim lisansı kapsamında yürütülebilecek olan faaliyetler kanunda sınırlı sayı ilkesine göre düzenlenmiştir ve ilgili lisans sahibi tüzel kişinin, lisansına dayanarak başkaca bir faaliyet yapması mümkün değildir[57]. Dikkat edilirse kanun kamu veya özel hukuk tüzel kişisi ayrımı yapmaksızın lisans alma zorunluluğu getirmiştir[58]. Ancak kamu adına elektrik üretim faaliyetlerinde bulunma yetkisi EÜAŞ’a[59] verilmiştir[60].

            Kamu veya özel hukuk kişileri üretim lisansı kapsamında; “tedarik şirketlerine, serbest tüketicilere ve özel direkt hat tesis ettiği kişilere elektrik enerjisi veya kapasitesi satışı, elektrik enerjisi veya kapasite ticareti, tedarik etmekle yükümlendiği elektrik enerjisi veya kapasitesini teminen, bir takvim yılı için lisansına dercedilen yıllık elektrik enerjisi üretim miktarının, Kurul tarafından belirlenen oranını aşmamak kaydıyla elektrik enerjisi veya kapasitesi alımı” yapabilecektir.

            Üretim lisansı için mutlaka tesisin mülkiyet hakkında sahip olmak gerekli değildir. Kiralama, finansal kiralama veya işletme hakkının devri yoluyla edinilen tesisler de lisansa konu olabilmektedir[61].

            Otoprodüktör ve otoprodüktör grubu lisanslarının kanunda öngörülmediği bahsedilmişti. Yeni kanun kapsamında artık bu faaliyet kapsamında lisans başvurusu yapılamayacaktır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan tesislere ise EDPK tarafından resen ve lisans bedeli alınmaksızın üretim lisansı verileceği hüküm altına alınmıştır[62]. Otoprodüktör ve otoprodüktör grubu lisanslarının kaldırılmasının gerekçesi Komisyon raporunda üretim faaliyeti gösterilen her türlü işletmede üretilen elektriğin olabildiğince kısıtsız ve engelsiz olarak piyasaya arz edilmesini sağlayan bir piyasa yapısı öngörülmesi olarak gösterilmiştir[63]

            Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici hükümlerinde işletmeye geçmemiş veya geçememiş lisanslara ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Geçici Madde 9’a göre, Üretim lisansına dercedilmiş olan inşaat öncesi süre içerisinde, üretim tesisinin inşaatına başlamamış, başlaması için yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirememiş tüzel kişilere, varsa kalan inşaat öncesi sürelerine; yoksa da sadece altı ay olacak şekilde ek süre verilir. Mücbir sebepler dışında bu süre içerisinde de yükümlülüklerini ikmal edemeyen tüzel kişilerin lisansları iptal edilmektedir.

            Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce geçerli bir üretim lisansına dayalı olarak santral inşaatına başlamış ancak üretim lisansı herhangi bir sebeple iptal edilmiş veya durdurulmuş olan lisans sahiplerinin durumunun ne olacağı hem Kanun’un geçici 14. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, yukarıda bahsedilen durumda olan lisans sahipleri, 30 Mart 2014 tarihine kadar EPDK’ya başvurmaları gerekir. İnşaata başlanamaması veya belirtilen sürede işletmeye geçememiş olması sebebiyle iptal edilen lisanslar hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca üretim tesisi yatırımının geri dönülemez bir noktaya geldiğinin tespit edilmesi ile kamu yararı görülmesi şartıyla, başvuru yapan ilgili tüzel kişilere Kurum tarafından yeni üretim lisansı verilmektedir[64].

            Üretim lisanslarının tabi olacağı genel hükümlerin büyük kısmı üretim faaliyetinin sürekliliğini sağlamayı amaçlamaktadır[65]. Bu kapsamda sürekliliği sağlayabilmek için kanunda birçok kurum öngörülmüştür. Bunlardan biri üretim faaliyetlerinin gerektirmesi halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda belirtilen esaslar çerçevesinde kamulaştırmanın yapılabilmesidir[66].

            Ayrıca Kanunda üretim lisansı sahibi tüzel kişilerin piyasa payına ilişkin kısıtlama öngörülmektedir. Kanun’un 7. Maddesinin 5. Fıkrasında, gerçek yahut özel sektör tüzel kişisinin sahibi bulunduğu üretim şirketinin ya da kontrol ettiği üretim şirketlerinin, üretebileceği toplam elektrik enerjisinin, bir önceki yıla ait yayımlanmış Türkiye toplam elektrik enerjisi üretim miktarının yüzde yirmisini aşamayacağı da hükme bağlanmıştır. Eski kanuna paralel olan bu düzenlemenin gerekçesi değerlendirildiğinde yeni bir piyasa olan elektrik piyasasında, rekabetin tesisi ve bu ortamın bozulmaması için piyasa payı kısıtlarının korunması yaklaşımı çerçevesinde bu pay kısıtının korunduğu görülmektedir[67].

            Üretim lisansı sahibine kanun dışında Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 30.maddesinin 2.fıkrasında bazı yükümlülükler yüklenmiştir[68]. Bunlar:

“Üretim lisansı sahibi, ilgili mevzuatta sayılanların yanı sıra;

a) Mücbir sebepler ile yıllık programlı bakım takvimi dışında, üstlenilmiş bulunan yükümlülükleri yerine getirecek şekilde üretim tesisini işler halde tutmak,

b) Yıllık programlı bakım takvimlerini, TEİAŞ ve/veya ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye bildirmek,

c) İletim tarifesi ve/veya dağıtım tarifesine göre belirlenen bedelleri ödemek,

ç) Lisansta yazılı tesis tamamlanma tarihine kadar, gerçekleştirilen faaliyetler hakkında her yılın Ocak ve Temmuz ayları içerisinde Kuruma, usulüne uygun olarak ilerleme raporu sunmak,

d) OSB üretim lisansı sahipleri hariç olmak üzere, kurulu gücü 100MW ve üzerinde olan ve geçici kabulü yapılmış bütün üretim tesisleri için, kurumsal bilişim sistemi ile endüstriyel kontrol sistemlerini TS ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi standardına uygun bir şekilde işletmek, TS ISO/IEC 27001 standardına uygun faaliyet gösterdiğini Türk Akreditasyon Kurumuna akredite olmuş bir belgelendirme kurumuna ispat ederek sistemlerini belgelendirmek ve söz konusu belgelerin geçerliliğini sağlamak ile yükümlüdür.”

            Hem kanun hem de yönetmelik hükümlerinde üretim faaliyetinde bulunan kişilerin uyması gereken yükümlülükleri ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu şekilde ayrıntılı hükümlere yer verilerek elektrik piyasasında kurulan sistemin güvenliği ön planda tutulduğu anlaşılmaktadır[69].

            c. İletim Faaliyeti

            Türkiye elektrik piyasası, dikey bütünleşik yapıda kamu eliyle yürütülürken bugun sadece iletim faaliyetinin kamu tekeli olarak yürütülmesi öngörülmüştür[70]. Kanunun 8.maddesinde iletim faaliyetinin TEİAŞ[71] tarafından yürütüleceği düzenlenmiştir. İletim varlıklarının mülkiyetine sahip bir kamu şirketi olan TEİAŞ aynı zamanda sistem işletimcisi ve piyasa işletimcisi olarak faaliyet göstermektedir[72]. Kanunun 3.maddesinde iletim; elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kv üzerindeki hatlar üzerinden naklini, İletim sistemi; elektrik iletim tesisleri ve şebekesini, iletim tesisi; Üretim veya tüketim tesislerinin 36 kV üstü gerilim seviyesinden bağlı olduğu üretim veya tüketim tesisi şalt sahasından sonraki nihayet direğinden itibaren iletim şalt sahalarının orta gerilim fiderleri de dâhil olmak üzere dağıtım tesislerinin bağlantı noktalarına kadar olan tesisler olduğu ifade edilmiştir.

            TEİAŞ’ın görev ve sorumlulukları kanunun 8.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre; kurulması öngörülen yeni iletim tesisleri için iletim yatırım planı yapmak, yeni iletim tesislerini kurmak ve iletim sistemini elektrik enerjisi üretimi ve tedarikinde rekabet ortamına uygun şekilde işletmek ve gerektiğinde iletim sisteminde ikame ve kapasite artırımı yatırımı yapmak, yürüttüğü faaliyetlere ilişkin tarife tekliflerini Kurum’un belirlediği ilke ve standartlar çerçevesinde hazırlamak ve Kurum’un onayına sunmak, şebeke, dengeleme ve uzlaştırma ve yan hizmetler hakkındaki yönetmeliklerin uygulanmasını gözetmek, bu amaçla gerekli incelemeleri yapmak, sonuçları hakkında Kurum’a rapor sunmak ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmek, yük dağıtımı ve frekans kontrolünü gerçekleştirmek, piyasa işletim lisansı kapsamında yan hizmetler piyasasını ve dengeleme güç piyasasını işletmek, gerçek zamanlı sistem güvenilirliğini izlemek, sistem güvenilirliğini ve elektrik enerjisinin öngörülen kalite koşullarında sunulmasını sağlamak üzere gerekli yan hizmetleri belirlemek ve bu hizmetleri ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda sağlamak, iletim sisteminde ikame ve kapasite artırımı yapmak, Bakanlık kararı doğrultusunda uluslararası enterkonneksiyon[73] çalışmalarını yapmak, iletim sistemine bağlı veya bağlanacak olan serbest tüketiciler dahil tüm sistem kullanıcılarına şebeke işleyişine ilişkin mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin iletim ve bağlantı hizmeti sunmak TEİAŞ’ın görev ve yükümlülüklerindendir.

            TEİAŞ’ın kanunla belirlenen bu faaliyetler dışında başka bir faaliyette bulunamayacağı da hüküm altına alınmıştır[74]. Ancak maddenin devamında TEİAŞ’ın iletim kayıplarını karşılamak amacıyla elektrik enerjisi satın alması bu kuralın istisnası olarak öngörülmüştür[75].

            TEİAŞ, iletim sistemi kullanıcıları ve sistemi etkileyen kullanıcıların uyması gereken yükümlülükleri, sistemin güvenlikli bir şekilde yürütülmesi için uyulması gereken kuralları kapsayan Elektrik Şebeke Yönetmeliği[76] yayımlamıştır. Yine  gerçek ve tüzel kişilerin elektrik iletim veya dağıtım sistemine bağlanmaları ile bu sistemleri ve enterkonneksiyon hatlarını kullanmalarına ilişkin usul ve esasları kapsayan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği[77] yayımlanmıştır.

            Elektrik Şebeke Yönetmeliği’nin 33. Maddesine göre, iletim sistemine bağlantı talepleri TEİAŞ tarafından değerlendirilmektedir[78]. TEİAŞ, üretim tesislerinin iletim sistemine bağlantı ve/veya sistem kullanım talebi hakkındaki görüşlerini Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin ilgili maddelerini dikkate alarak, görüş talebinin kendisine ulaşmasından itibaren Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği hükümleri uyarınca kırk beş gün içerisinde sonuçlandırarak, gerekçeleri ile birlikte Kuruma bildirir[79]. Tarafların mutabakatı halinde bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin hüküm ve şartları içeren bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması imzalanır.[80]

            İlgili mevzuatın hükümlerinin değerlendirilmesinden, bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının iletim sistemine bağlantının ön koşulu olduğu söylenebilir[81]. Elektrik Şebeke Yönetmeliğinin 36.maddesinde tarafların, bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının hükümleri üzerinde anlaşmaya varamamaları halinde çıkacak ihtilafların, Kurum tarafından çözüme kavuşturulacağı ve bu konu hakkında Kurul’un alacağı kararın bağlayıcı olacağı da hüküm altına alınmıştır[82].

            TEİAŞ’ın iletimde tekel hakkına sahip olmasına rağmen Kanun TEİAŞ ile üretim faaliyeti gösteren tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine tabi olan özel iletim hattı tesisine imkan sağlamaktadır[83]. İletim şebekesi dışında, ulusal iletim sistemi için geçerli standartlara uygun olan ve üretim faaliyeti gösteren tüzel kişinin lisansı kapsamındaki üretim tesisi ile müşterileri ve/veya iştirakleri ve/veya serbest tüketiciler arasında özel direkt hat tesisinin, TEİAŞ ile üretim faaliyeti gösteren tüzel kişi arasında yapılacak “sistem kontrol anlaşması”[84] ile mümkün olduğu hükme bağlanmıştır[85]. Yürürlükteki Elektrik Piyasası Kanunu’nun, eski kanundan farklı olarak sistem kontrol anlaşması kavramına yer vermekte olduğu dikkat çekmektedir. Önceki kanunda “iletim kontrol anlaşması” olarak düzenlenen bu husus yeni kanunda “Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi veya dağıtım şirketi ile özel direkt hattın mülkiyet sahibi veya işletmecisi olan özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi arasında, iletim ve dağıtım sistemlerinin kararlılığının ve işletme bütünlüğünün korunmasını sağlayan hükümleri içeren ve özel hukuk hükümlerine göre yapılan anlaşmalar” olarak tanımlanmaktadır[86]. Özel direkt iletim hattı, maddeden de anlaşılacağı üzere üreticiler tesis edecektir. Üreticiler bunları sadece kendi ürettikleri veya satın aldıkları elektriği kendi lisans kapsamındaki müşterilerine, iştiraklerine ve serbest tüketicilere iletmek amacıyla tesis edecektir[87]. Eski kanunda da yer verilen bu düzenlemenin uygulamadaki yeri çok düşüktür. Zira hem önceki kanunda hem de yeni kanunda bu düzenlemeye yeterince ayrıntılı şekilde yer verilmemiştir. Bu sebeple özel direkt hat düzenlemesi iletim faaliyetinin doğal tekel niteliğini ortadan kaldırmamaktadır[88].

            Yukarıda da bahsettiğimiz üzere iletim faaliyeti tekel olarak TEİAŞ tarafından yürütülmektedir. Ancak bu faaliyetin mevzuatta yapılacak bir değişiklikle özelleştirme kapsamına alınması ve Türk Telekom A.Ş.’de olduğu gibi kamu tekelinden çıkarılması mümkündür[89]. Veyahut özel direkt hat düzenlemesi gibi düzenlemelerle veya bu düzenlemeleri ayrıntılı şekilde izah eden yeni değişikliklerle iletim faaliyetinin tekel olma niteliği zayıflatılabilir. Elektrik Piyasasının her geçen gün serbestleştiği ve özelleştiği düşünüldüğünde verilen hizmetin kalitesinin artması ve teknolojik gelişmelerinin takip edilmesi için bu değişikliklerin yapılması gerektiği kanısındayız. Ancak bu değişiklik yapılırken sistem güvenliğinin de korunması gerektiği unutulmaması gerekir.

            ç. Dağıtım Faaliyeti

 

            Elektrik Piyasası Kanununun 3.maddesinde dağıtım; elektrik enerjisinin 36 KV ve altındaki hatlar üzerinden naklini, dağıtım şirketi; belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişiyi, dağıtım sistemi; bir dağıtım şirketinin, belirlenmiş bölgesinde işlettiği ve/veya sahip olduğu elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini, dağıtım tesisi; iletim tesislerinin bittiği noktadan itibaren, müstakilen elektrik dağıtımı için tesis edilmiş tesis ve şebekeyi ifade ettiği belirtilmiştir.

            Elektrik piyasası faaliyetlerinden dağıtım faaliyeti lisansa bağlı bir faaliyettir. Türkiye dağıtım faaliyeti yönünden 21 bölgeye ayrılmış[90] olup, dağıtıcı kurum lisansında belirtilen bölge dahilinde faaliyetini sürdürebilir[91].

            Dağıtım şirketi, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumludur. Dağıtım şirketleri kanunda tanımlanan bu faaliyetler dışında piyasada başka bir faaliyette bulunamazlar[92]. Nitekim Elektrik Piyasası Kanunun 9.maddesinde piyasa faaliyeti gösteren tüzel kişilerin bir dağıtım şirketine ve dağıtım şirketinin de piyasa faaliyeti gösteren tüzel kişilere doğrudan ortak olamayacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin devamında iletim faaliyetinin düzenlendiği 8.maddede olduğu gibi bir istisnaya yer verilmiştir. Kuralın istisnası ise genel aydınlatmadır. Buna göre dağıtım sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak amacıyla kullanılmak üzere elektrik enerjisi satın alınması ile sistem teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak için sözleşmeye bağlanan enerjinin gerçekleşmeler nedeniyle fazlasının satışı bu hükmün istisnasını oluşturmaktadır[93].

            Elektrik Piyasası Kanunu’na göre, Dağıtım şirketinin yükümlülükleri, “lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmak[94] ve ayrıca ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yan hizmetleri sağlamak[95]” olarak belirtilmiştir.

            Dağıtım şirketinin uygulayacağı usul ve esasları kapsayan Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği[96] çıkarılmıştır.

            Dağıtım şirketleri, Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliği çerçevesinde, dağıtım lisanslarında belirlenen bölgelerde talep tahminlerinin hazırlanması ve TEİAŞ’a bildirilmesi görevini yerine getirir[97]. Kurul bu talep tahminlerini onaylar ve tahminler TEAİŞ tarafından yayımlanır. Kurul onaylı talep tahminleri doğrultusunda yatırım planlarının hazırlanması ve Kurul onayına sunulması, onaylanan yatırım planı uyarınca yatırım programına alınan, dağıtım tesislerindeki gerekli iyileştirme ve güçlendirme işlerinin gerçekleştirilmesi ve/veya yeni dağıtım tesislerinin inşa edilmesi görevi söz konusu dağıtım tesislerini işleten dağıtım şirketlerine aittir[98]. Dağıtım şirketleri tarafından belirlenen talep tahmini yöntemine uygun olarak elektrik enerjisi talep tahminlerinin yapılması, değerlendirilmesi, güncellenmesi ve onaylanmasında izlenecek usul ve esasları kapsayan Elektrik Enerjisi Talep Tahminleri Hakkında Yönetmelik[99] yayımlanmıştır.

            İletim, toptan satış, dağıtım, bağlantı, perakende satış, piyasa işletim ve son kaynak tarifelerine ilişkin tarife önerilerinin hazırlanma kriterlerinin tanımlanmasını ve ilgili lisans sahibi kişilerin gelir ve/veya fiyat tavanlarının düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsayan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği[100] yayımlanmıştır. Dağıtım şirketleri bu yönetmeliğe ve ilgili tebliğlerde yer alan hükümler çerçevesinde dağıtım tarifesi ile bağlantı tarifelerini hazırlayarak EPDK’ya sunması gerekir[101].

            Kanun ayrıca dağıtım faaliyetinin Kurul tarafından yönlendirilmesini, denetlenmesini ve devamlı surette izlemesini öngörmüştür. Bu kapsamda 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde yapılan özelleştirme sonrasında özelleştirilen tesisle ilgili her türlü yatırım planlaması ve uygulaması EPDK’nın onayına tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Kurul tarafından onaylanmış olan yatırımların belirlenen sürede ve nitelikte gerçekleşmemesi halinde Kanunun 16.maddesinde düzenlenen yaptırımların ilgili tüzel kişiye uygulanacağı belirtilmiştir[102]. Özellikle dağıtım sistemi işletiminin, üretim ve tedarik sahalarında var olan veya muhtemel rekabeti azaltacak veya önleyecek yönde yapılamayacağı hususu önem arz etmektedir[103]. Kanun koyucu bu hükümlerle dağıtım faaliyeti kapsamında yapılacak olan yatırımların Kurul denetlemesi çerçevesinde yapılmasını ve dağıtım faaliyetinin sürekli ve yeterli şekilde hizmet sunmasını sağlamaya çalışmıştır.

            Kanunda iletim faaliyetinde olduğu gibi dağıtım faaliyetinde de özel direkt hat tesis edilebilmesi düzenlenmiştir[104]. Buna göre dağıtım şebekesi dışında dağıtım şirketi ile üretim şirketi arasında sistem kontrol anlaşması yapılarak üretim tesisi ile müşterileri veya iştirakleri veya serbest tüketiciler arasında direkt hat tesis edilebilecektir. Ayrıca dağıtım şirketi, dağıtım faaliyetlerinde kullanmak üzere EPDK tarafından onaylanan yatırım planlarında olması ve TEİAŞ’ın uygun görüşünün alınması kaydıyla 154 KV gerilim seviyesinde tesisin kurabileceği hüküm altına alınmıştır[105].

            Dağıtım lisansında, tüm lisanslar için öngörülen ortak hususların dışında, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde belirtilen pek çok genel hükmün yer alması gerekir. Bu bağlamda dağıtım şirketleri faaliyetlerini çevreye uyumlu olarak yürütmek, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin[106] dağıtım hizmeti sunmak, üçüncü şahısların sisteme bağlanma ve sistemi kullanım taleplerinin ağa erişim hakkını gözeterek karşılamak durumundadır[107]. Kanun dağıtımın doğal tekel karakteri nedeniyle, dağıtım şirketlerine bölgelerinde bulunan tüketicilere hizmet vermek zorunda olduğu gibi dağıtım sisteminden yararlanmak isteyen tüm kullanıcıları da yararlandırmak zorundadır[108].

            d. Toptan ve Perakende Satış Faaliyeti

            Kanunun 3.maddesinde toptan satış; elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin tekrar satışı için satışını, perakende satış; elektriğin tüketicilere satışını, tedarik; elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan veya perakende satışını, tedarik şirketi; elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin toptan ve/veya perakende satılması, ithalatı, ihracatı ve ticareti faaliyetleri ile iştigal edebilen tüzel kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.

            Kanunun 10.maddesinde toptan ve perakende satış faaliyetinin, üretim şirketleri ile tedarik lisansı kapsamında kamu ve özel sektör tedarik şirketleri tarafından yürütebileceği düzenlenmiştir. Tedarik lisansı kapsamında görülen bu faaliyetler eski Elektrik Piyasası Kanununda toptan satış lisansı ve perakende satış lisansı olmak üzere iki farklı lisans almak suretiyle icra edilebilmekteyken, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu döneminde bu faaliyetler tek lisans altında birleştirilmiştir[109]. Kanunda toptan satış lisansı ve perakende satış lisansı olan tüzel kişilere, mevcut lisanslardaki hakları korunarak EPDK tarafından resen ve bedel alınmadan tedarik lisansı verileceği düzenlenmiştir[110].

            Perakende satış faaliyeti rekabete açık bir faaliyettir. Dağıtım faaliyetinden farklı olarak tedarik şirketleri herhangi bir bölge sınırlaması olmaksızın serbest tüketicilere toptan veya perakende satış faaliyetlerinde bulunabileceklerdir[111]. Ayrıca Bakanlığın uygun görüşü doğrultusunda uluslararası enterkonneksiyon şartı oluşmuş ülkelerden veya ülkelere, Kurul onayı ile elektrik enerjisi ithalatı ve ihracatı faaliyetlerini de yapabilmektedirler[112]. Bu hükümle birlikte ithalat ve ihracatın da piyasa faaliyeti olduğu düzenlenmiş olup, artık tedarik şirketleri elektrik ithalat ve ihracat faaliyeti de yapabilecektir[113].

            Dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyeti, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan ve serbest tüketici olmayan tüketicilere, Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden, elektrik enerjisi satışı yapmakta olan görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirilmektedir[114]. Görevli tedarik şirketi, başka bir tedarikçiden elektrik enerjisi temin etmeyen tüketicilere, son kaynak tedarikçisi sıfatıyla elektrik enerjisi sağlamakla yükümlüdür. Bu şirketin son kaynak tedarikçisi sıfatıyla faaliyet göstereceği bölge, ilgili dağıtım bölgesidir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü bulunan tedarik şirketinin lisansının sona ermesi veya iptali halinde, ilgili bölge için son kaynak tedarik yükümlüsü tedarik şirketi Kurul tarafından yetkilendirilmektedir[115].

            Elektrik Piyasası Kanunu, elektrik piyasasında faaliyette bulunan tedarik lisansı sahibi özel sektör tüzel kişilerinin satın alacağı ve nihai tüketiciye satışını gerçekleştireceği elektrik enerjisi miktarında sınırlama getirmiştir[116]. Rekabet ortamının sağlıklı olması için, tedarik lisansı sahibi tüzel kişiler piyasada önceki yıla ait tüketilen toplam elektrik enerjisi miktarının yüzde yirmisini geçemeyecek şekilde faaliyet sürdürebileceklerdir[117]. Bu maddede dikkat edilmesi gereken nokta, açıkça özel hukuk tüzel kişilerine bu sınırlayıcı hükmün uygulanacağı belirtildiğinden, kamu tüzel kişileri bu maddeden istisna tutulmuştur.

            Kanunda tedarik lisanslarına ilişkin önemli hükümlerden bir tanesi de, toptan satış ve perakende satış faaliyetlerinin düzenlendiği 10.maddenin son fıkrasıdır. Bu fıkrada piyasada rekabeti kısıtlayıcı veya engelleyici etki doğuran davranış veya ilişkilerde bulunan tedarik şirketleri hakkında tedbirin EPDK tarafından uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda EPDK, tedarik şirketi yönetiminin yeniden yapılandırılması veya dağıtım şirketiyle sahiplik ya da kontrol ilişkisinin belli bir program dahilinde kısıtlandırılmasına ya da sonlandırılmasına karar verebilir. EPDK’nın tedarik lisanslarına alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları kapsayan Elektrik Piyasasında Dağıtım Ve Tedarik Lisanslarına İlişkin Tedbirler Yönetmeliği[118] yayımlanmıştır. Görüldüğü üzere Kanun koyucu bu hükümle rekabetin gelişmesini önleyici faaliyetleri engellemek istemiştir.

            e. Piyasa İşletim Faaliyeti

            6446 sayılı Kanun ile mülga kanunda yer verilmeyen yeni bir lisans ve buna ilişkin faaliyet hayata geçmiştir[119]. Kanunun 11.maddesinin birinci fıkrasında piyasa işletim faaliyetinin, organize toptan elektrik piyasalarının[120] işletilmesi ve bu piyasalarda gerçekleştirilen faaliyetlerin mali uzlaştırma işlemleri ile söz konusu faaliyetlere ilişkin diğer mali işlemler olduğu ifade edilmiştir.

            6446 sayılı Kanunun yayımlanmasıyla birlikte, Türk Ticaret Kanunu ve özel hükümlere tabi olan Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ) ticaret unvanı altında anonim şirket kurulmuştur[121]. Mülga Kanun döneminde Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM) [122] tarafından yerine getirilen faaliyetler, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu döneminde EPİAŞ tarafından yürütülmektedir.

            Enerji Borsası olarak da anılan EPİAŞ, piyasa işletim lisansı kapsamında, Borsa İstanbul Anonim Şirketi ile TEİAŞ tarafından Kanun kapsamında işletilen piyasalar dışındaki organize toptan elektrik piyasalarının işletim faaliyetini yürütmektedir[123].

            EPİAŞ’taki kamu kuruluşlarının ve kamu sermayeli şirketlerin doğrudan veya dolaylı toplam sermaye payı, Borsa İstanbul Anonim Şirketi hariç, yüzde on beşi aşamamaktadır. Ancak kanunda Bakanlar Kuruluna bu oranı iki katına kadar arttırabilme yetkisi verilmiştir[124].

            Kanunun 11.maddesinin 7.fıkrasında EPİAŞ’ın hak ve yükümlülükleri düzenlenmiştir. Buna göre; EPİAŞ’in hak ve yükümlülükleri, piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve bu çalışmaları Kurum’a sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi halinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurum’un belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kurum’a sunmaktır.

            Enerji piyasasında EPİAŞ’ın rolü bu madde ile farklı bir boyut kazanmıştır. Zira maddede EPİAŞ’ın Kurum tarafından ihtiyaç görülmesi hâlinde elektrik piyasası dışında diğer enerji piyasalarına yönelik organize toptan piyasalar kurulmasına dair çalışmaları yapacağı ve Kurum ve/veya ilgili merciler tarafından yetkilendirilmesi hâlinde söz konusu piyasaları işleteceği hükme bağlanarak öncelikle doğal gaz piyasası olmak üzere diğer enerji piyasalarında ihtiyaç duyulan organize toptan satış faaliyetlerini yürütmesi planlanmıştır. Bu şekilde hâlihazırda var olan teknik bilgi ve deneyimin diğer enerji piyasalarında aktarılabilmesinin yanı sıra güçlü bir enerji borsasının oluşumu ve ortak pazar çalışmalarında Türkiye’nin elinin güçlendirilmesi hedeflenmiştir[125].

            Dengeleme mekanizmasının ve uzlaştırmanın taraflarının görev, yetki ve sorumlulukları ile aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve lisans sahibi tüzel kişilerin dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya katılımları sonucu oluşan alacak ve borçlarının mali açıdan uzlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları kapsayan Elektrik Piyasası Dengeleme Ve Uzlaştırma Yönetmeliği[126] yayımlanmıştır. Bu yönetmeliğin 11.maddesinde piyasa işletmecisi olan EPİAŞ’ın sorumlulukları ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir[127].

            f. İthalat ve İhracat Faaliyeti

            Elektrik piyasasında ithalat ve ihracat faaliyetleri toptan satış veya perakende satış yapan tedarik lisansı sahibi şirketler ile üretim şirketleri tarafından yürütülmesi öngörülmüştür[128]. Bu yeni düzenleme ile üretim şirketlerinin de ihracat faaliyetinin yapılabilmesinin önü açılmıştır. Aynı zamanda piyasada tedarik faaliyetiyle uğraşan üretim şirketlerine ilişkin ihracat engeli kaldırılmıştır. Ancak kanunda bu faaliyetlerin yapılabilmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan uygun görüşü ve EPDK’nın onayının alınması gerekmektedir[129].

            Elektrik enerjisi ithalatı ve ihracatına ilişkin usul ve esaslar, ithalat ve ihracat faaliyeti yapacak olan tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini ve uluslararası enterkonneksiyon hatlarının kullanımına ve kapasite tahsisine ilişkin esasları kapsayan Elektrik Piyasası İthalat Ve İhracat Yönetmeliği[130] EPDK tarafından yayımlanmıştır.

            Kanunda, özel direkt hat ile elektrik enerjisi ihraç edilebilmesi öngörülmüştür. Buna göre, sınırda yer alan illerde kurduğu üretim tesisinde ürettiği elektriği iletim veya dağıtım sistemine bağlantı tesis etmeden kuracağı özel direkt hat ile ihraç etmek isteyen tüzel kişilere, üretim lisansı almak kaydıyla Bakanlık görüşü doğrultusunda, Kurulca izin verilmesi hüküm altına alınmıştır[131].

            Sınır bölgelerinde elektrik ithalatına da kısıtlı şartların gerçekleşmesi durumunda izin verilmiştir. 12.maddenin 4.fıkrasında da izole bölge besleme yöntemi ile ithalata yalnızca gereklilik durumunda ve geçici süreli olmak üzere izin verilmesine Bakanlık görüşü ve Kurul kararı şartı aranarak izin verilmiştir.

            g. Organize Sanayi Bölgeleri

            Yukarıda 6446 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek faaliyetler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Ancak organize sanayi bölgelerince yürütülebilecek faaliyetlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekir. 6446 sayılı Kanunla organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliklerine hem üretim yapma hem de dağıtım faaliyeti yapma hakkı tanınmıştır[132]. Bunun için ticaret kanununa uygun bir şirket kurmaları da gerekmemektedir, sadece lisans almaları yeterlidir. Ancak bu haklar organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde kullanılabilecektir. Aynı şekilde organize sanayi bölgeleri elektrik satın alma anlaşmaları da yapabilirler; bu bakımdan tüketim miktarlarının ne olduğuna bakılmaksızın serbest tüketici sayılırlar. [133].

            Organize sanayi bölgesi dağıtım lisansına sahip değilse, bölgesindeki dağıtım faaliyeti, ilgili dağıtım şirketi tarafından yürütülecektir. Dağıtımı kendisi yapmayan organize sanayi bölgeleri, katılımcılarından dağıtım bedeli talep edemeyecek, katılımcılarının serbest tüketici olmaktan kaynaklanan haklarını kullanmalarına ve elektrik piyasalarında faaliyet göstermelerine engel olamayacaktır[134]. Dağıtım lisansı sahibi organize sanayi bölgesinde yer alan şirketlerden serbest tüketici limitini aşan tüketiciler, tedarikçilerini seçme hakkını, organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine dağıtım bedeli ödemek kaydıyla kullanabilecektir[135].

            Organize sanayi bölgelerinin elektrik piyasasında yürütebilecek faaliyetlerin esasları, bunların tabi olduğu ilke ve kuralları kapsayan Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik[136] yayımlanmıştır. Organize Sanayi Bölgelerinin bu yönetmeliğin 10.maddesinde üretim lisansı kapsamında 11.maddesinde ise dağıtım lisansı kapsamında hak ve yükümlülükleri belirlenmiştir.

2. LİSANS ALINMASINDA USUL VE ESASLAR

            2.1. Genel Olarak

            Elektrik piyasasında faaliyet göstermek isteyen firmaların lisans alması gerektiği, lisansların bir çeşit ruhsat niteliğinde olduğu, ilgilisinin talebi üzerine tek taraflı bir idari işlemle verildiği yukarıda ele alınmıştı. Türkiye elektrik piyasası mevzuatında lisans başvuru süreci, lisans alabilmenin koşulları ve lisansla yapılacak işlerin neler olduğu Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu yönetmelik EPDK tarafından Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği adıyla yayımlanmıştır.

            2.2. Üretim Faaliyetleri İçin Öngörülen Önlisans Süreci

            6446 sayılı Kanunun hukukumuza girmesiyle birlikte lisans sürecine ilişkin olarak yapılan en önemli yenilik önlisans kurumudur. 4628 sayılı mülga kanunda yer almayan ve önlisans olarak adlandırılan bu yeni mekanizma, kanun koyucu tarafından Türk idare teşkilatında yer alan izin-önizin uygulamasına paralel olarak şekillendirilmiştir[137].

            Kanunun 3.maddesinde önlisansin, üretim faaliyetinde bulunmak isteyen tüzel kişilere, üretim tesisi yatırımlarına başlamaları için gerekli onay, izin, ruhsat ve benzerlerinin alınabilmesi için belirli süreli verilen izni ifade ettiği belirtilmiştir. Hem EPK hem de EPLY birlikte değerlendirilerek önlisansın tanımı yapılacak olursa; önlisans, kanunda belirtildiği şekliyle üretim lisansı başvurusunda bulunan tüzel kişilere, inşaat öncesi döneme mahsus olmak üzere, üretim yatırımına başlamaları için, mevzuatın gerektirdiği izin, onay, ruhsat ve benzeri belgeleri edinebilmesi ve üretim tesisinin kurulacağı sahanın mülkiyeti veya kullanım hakkını elde edebilmesi için EPDK tarafından belirli süreyle verilen izni ifade eder[138].

            Önlisans verilmesine ilişkin esaslar lisans maddesi kapsamında(5.madde) değil, ayrı bir madde olarak 6446 sayılı Kanunun 6.maddesinde düzenlenmiştir[139].

            Üretim lisansı için başvuran tüzel kişi, şayet bu faaliyetini birden fazla tesiste yürütecek ise, Mülga Kanunda olduğu gibi üretim yapmayı planladığı her tesis için ayrı ayrı önlisans almak zorundadır[140].

            2.2.1. Önlisans Başvurularında Bulunması Gereken Şartlar ve Önlisans Başvuru Usulü

            Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 12. vd maddelerinde önlisansın başvuru usulü ve başvuruların incelenme usulü düzenlenmiştir. Buna göre, üretim faaliyetinde bulunmak isteyen tüzel kişiler, önlisans başvuru dilekçesi ve başvuruda sunması gereken bilgi ve belgeler listesiyle beraber EPDK’ya başvuruda bulunur.

            EPK’nın 12.maddesinin 3.fıkrasında önlisans başvurusu yapacak tüzel kişilerin bazı özellikleri taşıması gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre önlisans başvurusu yapacak tüzel kişiler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda anonim şirket ya da limited şirket olarak kurulmuş olması ve Anonim şirket olarak kurulmuş olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olması gerekir.

            Önlisans için başvuran tüzel kişiden, önlisans süresinde yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde irat kaydedilmek üzere, kurulmak istenen üretim tesisinin niteliği ve büyüklüğüne göre ve yine Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenen miktarda teminat mektubu alınmaktadır[141]

            Yine aynı maddenin 4.fıkrası kapsamında önlisans başvurusu yapacak tüzel kişinin yüzde on ve üzerinde, halka açık şirketlerde yüzde beş ve üzerinde doğrudan veya dolaylı payına sahip olan gerçek veya tüzel kişi veya kişilerin ve Lisans iptal tarihinden önceki bir yıl içerisinde görevden ayrılmış olanlar dâhil, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin EPK’nın 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası[142] kapsamında yasaklı olmaması zorunludur.

            5.fıkraya göre ise, önlisans başvurusu yapacak olan tüzel kişi EPDK tarafından hesaplanacak teminat mektubu ile Şirket asgari sermayesinin; üretim tesisi için Kurum tarafından öngörülen toplam yatırım tutarının yüzde beşine, nükleer enerjiye dayalı üretim tesisi kurulması için yapılan önlisans başvuruları açısından yüzde birine artırıldığına ilişkin şirket esas sözleşmesini EPDK’ya sunması gerekir. Ayrıca başvuruyu yapacak olan tüzel kişi önlisans alma bedelini de yatırması gerekmektedir. Yerli doğal kaynaklar ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerine ilişkin başvurularda önlisans bedelinin yüzde onu yatırılır. Bu fıkra hükümleri özel hukuk tüzel kişilerine uygulanacaktır.

            Başvuruyu yapacak olan tüzel kişi eğer anonim şirket ise sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olması gerekir. Başvuruyu yapan tüzel kişiler şirketin ortaklık yapısında bir değişiklik yapılmayacağını da esas sözleşmelerinde belirtmeleri gerekir. Önlisans sahibi tüzel kişinin lisansı verilinceye kadarki süre içerisinde, veraset ve iflas nedenleri dışında, ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, hisselerinin devri veya hisselerin devri sonucunu doğuracak işlemlerin yapılması yahut Kurum tarafından belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi söz konusu olursa, önlisans Kurul tarafından iptal edilecektir[143].

            2.2.2.Önlisans Başvurularının İncelenmesi

            Başvuruların incelenme usulü EPLY’nin 13.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, yukarıda belirtilen şartları taşıyan başvuru ve ekli belgeler EPDK’ya sunulmasından sonra, sunulması tarihinden itibaren 10 iş gün içerisinde EPDK tarafından başvuru ve başvuruya ilişkin belgeler incelenir. Başvurunun gereğine uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi halinde, tespit edilen önlisans başvurusundaki eksiklik başvuru sahibine bildirilir ve başvuru sahibinin bu eksikliği 15 iş günü içerisinde gidermemesi halinde sunulan belgelerin iade edileceği bildirilir. Belirtilen bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya başvurudan vazgeçildiğinin EPDK’ya yazılı olarak bildirilmesi halinde, başvuru yapılmamış sayılır.

            Önlisans başvuru esaslarına göre eksiksiz olarak yapıldığı tespit edilen başvurular değerlendirmeye alınmaktadır. Değerlendirmeye alınan önlisans başvurusuna ilişkin bilgiler Kurum internet sayfasında duyurulur[144]. Duyurusu yapılan başvuruya, üçüncü şahıslar tarafından on iş günü içerisinde ve sadece kişisel hak ihlali açısından yazılı olarak itirazda bulunulabilir.

            2.2.3. Önlisans Aşamasında Yerine Getirilmesi Gereken Yükümlülükler

 

            Elektrik Piyasası Yönetmeliğinin 17.maddesinde önlisans süresi içerisinde tamamlanması gereken iş ve işlemlere ayrıntılı şekilde yer verilmiştir. Buna göre;

  • önlisans süresi içinde üretim tesisinin kurulacağı sahanın önlisans sahibi tüzel kişinin kısmen veya tamamen mülkiyetinde olmaması halinde, söz konusu sahanın mülkiyet veya kullanım hakkının elde edilmesi,
  • rezervuarlı hidroelektrik santrallerinde su tutma alanları ile ilgili olarak kamulaştırma kararının alınması,
  • nükleer santrallerde üretim tesisinin kurulacağı sahaya ilişkin tahsis işlemlerinin yapılması,  
  • Kurulması planlanan üretim tesisine ilişkin imar planlarının onaylanması,
  • Üretim tesisinin inşaatına başlanabilmesi için gerekli olan ön proje onayının alınması,
  • TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması ile sistem kullanım anlaşmasının yapılması,
  • 7/1/1983 tarihli ve 83/5949 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği uyarınca gerekli görüşlerin alınması,
  • rüzgar başvurularına ilişkin Teknik Etkileşim İzninin alınması,
  • Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında gerekli olan kararın alınması,
  • Üretim tesisine ilişkin yapı ruhsatının veya söz konusu ruhsatın yerine geçecek belgenin alınması veya söz konusu ruhsatın alınmasına gerek olmadığına ilişkin belgenin sunulması,
  • önlisansa konu üretim tesisi ile ilgili olarak yerli kömüre dayalı üretim tesisleri ile jeotermal kaynağa dayalı üretim tesisleri için kaynak kullanım hakkına ilişkin anlaşmanın yapılması,
  • hidrolik kaynağa dayalı üretim tesisleri için DSİ ile yapılmış Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının yapılması,
  • rüzgar veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için TEİAŞ ile imzalanmış RES ve GES Katkı Payı anlaşmasının yapılmış olması gerekmektedir.

            EPLY’nin 17.maddesinin 2.fıkrası, önlisans sahibi tüzel kişinin 90 gün içerisinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında gerekli olan kararın alınması için, 180 gün içerisinde Teknik Etkileşim İzni için ilgili kuruma başvurmasını zorunlu tutmuştur.

Önlisans süresi içerisinde gerekli olan izin, onay, ruhsat ve benzeri belgeleri alamayan ve projesinde yer alan üretim tesisinin kurulacağı sahanın mülkiyet veya kullanım hakkını elde edemeyen, EPDK tarafından kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen ve haliyle buna ilişkin belgeleri Kurum’a sunamayan tüzel kişiye üretim lisansı verilmemektedir[145]. Bu durumda önlisans başvurusu yaparken alınan teminat mektubu irat kaydedilecektir. Ancak önlisansın, önlisans sahibi tüzel kişiden kaynaklanmayan bir nedenle iptal edilmesi veya sona ermesi halinde teminatının iade edileceği de hükme bağlanmıştır[146].

Elektrik Piyasası Kanunu’nun 6. Maddenin 9. Fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, lisans başvurusuna konu üretim tesisinin tesis edileceği yerde faaliyet göstermek üzere petrol veya doğal gaz piyasası faaliyetleri için ayrıca lisans başvurusunun yapılması durumunda önceliğin hangi başvuruya verileceği Bakanlık görüşü alınarak Kurul tarafından belirlenecektir[147].

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Kanunun geçici 10.maddesi uyarınca henüz sonuçlanmamış üretim lisans başvuruları önlisans başvurusu olarak değerlendirilecektir. Bu düzenlemeye göre Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce başvuruda bulunanlara, başvurularının olumlu değerlendirilmesi halinde üretim lisansı değil, önlisans verilecektir[148].

            Elektrik Piyasası Kanunu’nun 6. Maddenin 5. Fıkrasında önlisansın süresinin mücbir sebep halleri hariç olmak üzere yirmi dört ayı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. EPDK bu süreyi kaynağın türüne ve kurulu güce bağlı olarak yarısı oranında uzatabilir. Önlisans, süresi uzatılmadığı takdirde süresinin bitiminde, önlisans sahibi tüzel kişinin talebi veya iflası halinde kendiliğinden sona ermektedir[149].

            6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 9.maddesinin 1.fıkrası; “Üretim lisansına dercedilen inşaat öncesi süre içerisinde, üretim tesisinin inşaatına başlanması için yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini ikmal edememiş tüzel kişilere, varsa kalan inşaat öncesi sürelerine ek olarak; yoksa sadece altı ay süre verilir. Mücbir sebepler dışında bu süre içerisinde de yükümlülüklerini ikmal edemeyen tüzel kişilerin lisansları iptal edilir.” şeklinde düzenlenerek, mülga kanun döneminde üretim lisansı başvurusu yapan ve inşaatın başlanması için gereken yükümlülükleri yerine getiremeyen tüzel kişilerin lisansları mücbir sebepler dışında iptal edileceği belirtilmiştir. Hüküm, önlisans ve sonrasında lisans uygulanmasına geçiş dönemi için düzenlenmiştir[150]. Bu süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getiremeyen tüzel kişilerin lisansları iptal edilecektir. Önlisans sürecinde olduğu gibi burada da mücbir sebep halleri istisna tutulmuştur.

            Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Yönetmeliği hükümlerinde belirtilen bu şartların yerine getirilmesi halinde üretim lisansı verilecektir. Ancak uygulamada önlisans süresi içerisinde yükümlülüklerin tamamlanamaması veya Kanunun geçici 9.maddesi uyarınca işletmeye geçilememesi sebebiyle birçok lisans iptal edilmektedir. Bu sebeple bu hükümlerin özellikle istisna edilen mücbir sebep halinin ne olduğunun iyi şekilde irdelenmesi gerekir. Bu sebeple mücbir sebep kavramını ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz.

            i. Mevzuat ve Yargı Kararları Uyarınca Mücbir Sebep Kavramı

 

            Mücbir sebep kavramı Elektrik Piyasası Yönetmeliğinin 35.maddesinin 2.fıkrasında açıklanmıştır. Buna göre bir olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebilmesi için, olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşın olayın önlenemeyecek, kaçınılamayacak ve öngörülemeyecek olması ve bu durumun etkilenen tarafın ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini engellemesi gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre, önlisans sahibi tüzel kişnini gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve tüm önlemleri almış olmasına rağmen mevzuat kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmesi engellenmesi durumunda bu durum mücbir sebep sayılacak ve önlisans sahibinin önlisansı iptal edilmeyecektir. Ayrıca maddede doğal afetler, salgın hastalıklar, savaş, nükleer ve kimyasal serpintiler, seferberlik halleri, halk ayaklanmaları, saldırı, terör hareketleri ve sabotajlar, grev, lokavt veya diğer memur ve işçi hareketleri gibi bazı mücbir sebep hallerine yer verilmiş ancak bu hallerin tahdidi olmadığı belirtilmiştir.

            Yönetmelikte tanımlanan mücbir sebep kavramı yargı kararlarında ve EPDK Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın görüş yazılarında daha geniş yorumlanmaktadır. Bu kapsamda lisans alınması aşamasında yüklenen yükümlülüklerin başka idarelerin eylemleri veya eylemsizlikleri sebebiyle süresi içerisinde yerine getirilmemesi mücbir sebep kavramı içerisinde değerlendirilmektedir.

            Danıştay bir kararında; “Bu durumda, temelinde davalı idarenin lisans verilirken yaptığı saptamadan kaynaklanan, iletim bağlantı anlaşması ve orman kullanımından çıkan sorunlar gibi başka idarelerin işlemlerinin de etkisi olan tesis tamamlama sürelerindeki azalma nedenleri ilgili mevzuat kapsamında mücbir sebeplerden olduğundan, davacı şirketin üretim lisansının iptaline ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kurul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”[151] şeklinde belirtilmiştir. Yine başka bir kararında; “davacıdan kaynaklanmayan diğer başka idarelerin işlemlerinin de etkisiyle rüzgar santrali tesisinin süresinde tamamlanmamasının nedeni mücbir sebep hallerinden olduğundan, davacı şirketin üretim lisansının iptaline dair Kurul kararında Kanuna, ilgili Yönetmelik kuralına ve kamu yararına uygunluk bulunmamaktadır.”[152] şeklinde belirtilmiştir.

            Görüldüğü üzere Danıştay’ın birçok kararında idarelerin gecikmesinin kanun kapsamında mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir[153].

            Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 006.05.2014 tarihli ve 15899 sayılı görüş yazısında; “türbinlerin, muhabere iletişim altyapısına ve savunma sistemlerine etki etmesi durumunun Şirket’e verilen üretim lisansından sonra gerçekleşmiş olması halinde, Yönetmeliğin geçici 6.maddesinin 2.fıkrası ve geçici 15.maddesi kapsamında mücbir sebebin gerçekleştiğinin kabul edilebileceği…”; Yine EPDK Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 20.06.2014 tarihli ve 22167 sayılı görüş yazısında; “…üretim tesisinin inşaatına başlanması için yerine getirilmesi gereken yükümlülükler kapsamında yer alan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre alınmış ÇED olumlu Kararı’nın iptaline ilişkin mahkeme kararının mücbir sebep olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir.” denilmek suretiyle mücbir sebep olabilecek olaylar değerlendirilmiştir.

            Danıştay 13. Dairesi’nin belirtilen kararlarında mücbir sebep halleri değerlendirilmiş, tüzel kişilerin herhangi bir kusuru bulunmaksızın, başka idarelerin işlemlerinin etkisi ile ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini verilen süre içerisinde yerine getirememesini mücbir sebep olarak kabul edilmiştir.

            Ayrıca Lisans esaslarının düzenlendiği 5.maddenin 7.fırkasında lisansta belirlenen sürede üretim tesisinin kurulmaması halinde mücbir sebep hali ve lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı sebepler dışında lisansın iptal edileceği ifade edilmiştir.  Kanunun geçici 9.maddesi sadece mücbir sebebi lisans yükümlülüklerinin yerine getirmemenin bir istisnası olarak kabul ederken, Kanunun 5.maddesi ve Yönetmeliğin 27.maddesi lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı sebepleri de bir istisna olarak düzenlemiştir. Yani mevzuat yürürlüğü girdiğinde işletmeye geçmemiş veya geçememiş lisans sahipleri ancak mücbir sebebin varlığında lisanslarını korumaya devam edebilecek iken, herhangi bir ileri tarihte lisansa dercedilmiş tesis tamamlanma tarihinde tesisi tamamlamayan tüzel kişiler, mücbir sebep yanında kendilerinden kaynaklanmayan haklı sebeplerin varlığı halinde de lisanslarını koruyacaklardır[154]. Bu durum aynı şartlar altında olan iki farklı lisans sahibinin farklı işlemlere tabi tutulmasına neden olabilir. Bu sebeple mevzuatta yer alan bu ikiliğin düzeltilmesi gerekmektedir.

            Her bir lisans için lisans sahiplerinin durumu kendi açılarından ele alıp, lisanslarının işletmeye geçememesi halinde, buna engel olan sebeplerin yatırımı gerçekten bu derece önemli ölçüde etkileyip etkilemediğini değerlendirmeleri gerekir. Her somut olayın durumu ayrı şekilde değerlendirilmeli, lisans sahibinin kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmek için zamanında kurumlara başvurup başvurmadığı ve yapmış olduğu yatırımların da dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde ele alınması gerekmektedir.

            2.2.4. Önlisansın Tadili, Sona Ermesi, İptali

            Önlisansın tadili Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 18.maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde de lisansların tadil edilmesine ilişkin Yönetmeliğin 24.maddesine atıfta bulunmuştur. EPLY’nin 24.maddesinde hangi hallerde lisansın tadil edileceği düzenlenmiştir. Kanunda önlisansın tadil edilmesine ilişkin hükümlerde lisansın tadil edilmesine ilişkin hükümlere atıf yapıldığından bu konuyu lisansın tadil edilmesi başlığı altında ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.

EPK’nın 6.maddesinin 5.fırkasında önlisans süresinin 24 ay olacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak mücbir sebep halleri istisna tutulmuştur. Ayrıca EDPK’nın yapılan faaliyetin kaynak türüne ve kurulu gücüne bağlı olarak bu süreyi 36 aya kadar uzatma yetkisi bulunmaktadır. Mücbir sebebin varlığı halinde önlisans sahibi tüzel kişi, öngörülen önlisans süresi sona ermeden, mücbir sebebin varlığını ve önlisansın süresinin uzatılması talebini EPDK’ya bildirmesi gerekir. EPLY’nin 18.maddesinin 2.fıkrasında bu husus belirtilmiş olup, önlisans sahibinin kendisine verilen önlisans süresi içerisinde mücbir sebebi EPDK’ya bildirmesi şarttır. Aksi durumda, sürenin sona ermesi ve kendisine yüklenen yükümlülüklerine yerine getirilmemesi sebebiyle önlisansın EPDK tarafından iptal edilmesi halinde, önlisans sahibi mücbir sebebin bulunduğunu ileri sürse de bu husus kabul görmeyecektir.

Önlisans; sürenin uzatılmaması halinde sürenin sonunda, önlisans sahibi tüzel kişinin talebi, iflası veya üretim lisansını alması hâlinde kendiliğinden sona erecektir[155].

Önlisans sahibi tüzel kişi, kendisine yüklenen yükümlülükleri belirlenen sürede yerine getirememesi, kanunda yasaklanan şekilde ortalıklık yapısının değiştirilmesi veya payların devredilmesi halinde EPK’nın 16.maddesinin 1. Ve 2. Fıkra hükümleri uyarınca önlisansları iptal edilir ve teminatları irat kaydedilir. Önlisansın önlisans sahibi tüzel kişiden kaynaklanmayan bir nedenle iptali edilmesi halinde ise teminat iade edilir.

Yönetmelikte yer alan başka bir hüküm de Önlisans sahibinin, önlisans süresi sona ermeden önce üretim lisansı başvurusunda bulunmaması halinde, önlisans süresinde yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin ikmal edilmemiş olduğu kabul edilir[156].

            2.3. Lisans Başvurusu

Türkiye elektrik piyasası mevzuatında lisans başvurusunun sürecine ilişkin hususlar EPK’nın 5.maddei uyarınca Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. EPLY’nde lisans başvurusu yapan kişilerde aranacak koşullar, tesis tamamlama süresinin belirlenmesi ve diğer pek çok konu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Piyasada faaliyet göstermek üzere lisans başvurusunda bulunacak özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda anonim şirket ya da limited şirket olarak kurulmuş olmaları gerekmektedir[157]. Anonim şirket olarak kurulmaları halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının tamamının nama yazılı olması gerekir[158]. Ayrıca başvuruda bulunan tüzel kişilerin yüzde on ve üzerinde, halka açık şirketlerde yüzde beş ve üzerinde doğrudan veya dolaylı payına sahip olan gerçek veya tüzel kişi veya kişilerin ve lisans iptal tarihinden önceki bir yıl içerisinde görevden ayrılmış olanlar dâhil, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, EPK’nın 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında yasaklı olmaması zorunludur.

Belirtilen bu şartları taşıyan piyasada faaliyette bulunmak isteyen tüzel kişiler önlisans başvuru usulünde olduğu gibi gerekli bilgi ve belgelerle[159] birlikte EPDK’ya başvurur[160]. Ancak şu kısma dikkat çekmek gerekir ki, üretim faaliyeti yönünden lisans başvurusu öncesinde önlisans başvurusunun yapılacağı, önlisans sürecinin tamamlanması akabinde üretim lisansı başvurusunda bulunacağının göz ardı edilmemesi gerekir.

Üretim lisansı dışında diğer faaliyet alanlarına ilişkin yapılacak lisans başvurularında başvuru sahibi tüzel kişinin esas sözleşmesinin ve sermayesinin bazı şartları taşıması gerektiği Yönetmelikte belirtilmiştir. Buna göre, tüzel kişinin anonim şirket olması halinde, sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olduğuna ilişkin hüküm, pay devirleri ile şirket birleşmeleri açısından öngörülen hükümler, tarifesi düzenlemeye tabi faaliyet yürüten tüzel kişiler için, şirket amaç ve konusuna ilişkin hükümlerin, elektrik piyasasına ilişkin ilgili mevzuata uygun hale getirilmesi ile bu hükümlere ilişkin esas sözleşme değişikliklerinde EPDK’nın uygun görüşünün alınmasına ilişkin hüküm, şirketin sermayesinin asgari olarak; tedarik lisansı başvuruları açısından, iki milyon TL tutarında, dağıtım lisansı ile piyasa işletim lisansı ve görevli tedarik şirketlerinin tedarik lisansı başvurularında Kurul tarafından belirlenen oran ve/veya tutarda olduğuna ilişkin şirket esas sözleşmesinin lisans başvurusu ile birlikte sunulması gerekmektedir. Ayrıca başvuru ile birlikte lisans alma bedelinin de yatırılması gerekir.

Üretim lisansı başvurusuna ilişkin usul ve esaslar aynı maddenin 6.fıkrasında yer almaktadır. Buna göre başvuru dilekçesinin ekinde; başvuru sahibi tüzel kişinin önlisansı kapsamında 17 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen iş ve işlemlerin tamamlandığını tevsik eden bilgi ve belgeler, kaynak türü ve kurulu güç bazında Kurul kararı ile belirlenen oranlara karşılık gelen tutardan, EPDK tarafından istenen tutarda banka teminat mektubu, lisansa konu olan üretim tesisinin özellikleri dikkate alınarak hazırlanan ve üretim tesisinin tamamlanma tarihine kadar olan süreci kapsayan bir termin programı, lisans alma bedelinin Kurum hesabına yatırıldığına ilişkin belge, şirket asgari sermayesinin; üretim tesisi için Kurum tarafından öngörülen toplam yatırım tutarının yüzde yirmisine, nükleer enerjiye dayalı üretim tesisi kurulması için yapılan önlisans başvuruları açısından yüzde beşine artırıldığına ilişkin şirket esas sözleşmesi ve pay devirleri ile şirket birleşmeleri açısından bu Yönetmelikte öngörülen hükümlerin yer verildiği şirket esas sözleşmesi sunulur.

Yerli doğal kaynaklar ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi kurmak üzere lisans almak için başvuruda bulunan tüzel kişilerden lisans alma bedelinin sadece yüzde onu tahsil edilir.

Yeni getirilen düzenlemelerden bir tanesi de önlisans aşamasında yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri tamamlayan tüzel kişi, önlisansa başvurmadan üretim lisansına başvurada bulunabilir. Bu hüküm üretim lisansı açısından önlisans almanın istisnası niteliğinde gözükse de aslında gerçek anlamda bir istisna sayılmaz. Zira önlisansın amacı tüzel kişinin üretim faaliyetini yapmak istediği bölgede kurmayı planladığı üretim tesisine ilişkin lisans başvurusu aşamasından önceki iş ve işlemlerin yapılmasını kolaylaştırmaktır. Bu hükümde ise önlisansa başvurmadan bu işlemlerin haricen yerine getirilmesiyle üretim lisansına başvurulmaktadır.

Organize Sanayi Bölgelerinin üretim lisansı ve dağıtım lisansı başvuruların alınması, incelenmesi, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’in 5 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

            2.4. Lisans Başvurularının İncelenmesi, Değerlendirilmesi ve Lisansın Verilmesi

            Lisans başvurusunun yapılmasından sonra EPDK tarafından başvuru ve sunulan belgeler üzerinde değerlendirme on iş günü içerisinde yapılır. Söz konusu değerlendirme sonucunda gereğince uygun olarak yapılmadığı tespit edilen lisans başvurularındaki eksikliklerin on iş günü içerisinde giderilmesi istenerek, giderilmediği takdirde başvuru sırasında sunulan belgelerin iade edileceği bildirilir[161].

            Dağıtım, tedarik ve piyasa işletim lisans başvuruları ile üretim lisans başvuruları ayrı kriterler çerçevesinde değerlendirmeye alınmaktadır[162].

  •  dağıtım ile tedarik ve piyasa işletim lisansları açısından; Tüketici haklarının korunması ile rekabetin ve piyasanın gelişimine olan etki, başvuruda bulunan tüzel kişi ile tüzel kişilikte yüzde on ve üzerinde, halka açık şirketlerde yüzde beş ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan kişilerin varsa, piyasadaki deneyim ve performansları, başvuru hakkında ilgili kuruluşlardan alınan görüşler ve/veya ilgili tüzel kişi hakkında yürütülmekte olan veya sonuçlandırılmış olan işlemler dikkate alınır.
  • Üretim lisansı başvurusunun değerlendirilmesinde, başvuru sahibi tüzel kişinin önlisansı kapsamındaki yükümlülüklerini önlisans süresi içerisinde tamamlamış olup olmadığı esas alınır.

            Lisans başvurularının EPDK tarafından değerlendirmeye alınmış olması, lisans almaya hak kazanıldığı anlamına gelmediği 22.maddenin son fıkrasında hüküm altına alınmıştır.

            İnceleme ve değerlendirmeye alınan lisans başvuruları, 45 gün içerisinde tamamlanarak, söz konusu değerlendirme Kurula sunulur ve lisans başvurusu Kurul kararıyla sonuçlandırılır.

            Bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülükleri yerine getiren tüzel kişiye Kurul kararı ile lisans verilir, lisans sahibi tüzel kişinin ticaret ünvanı ile aldığı lisans türü ve süresi Resmî Gazete’de yayımlanır ve Kurum internet sayfasında duyurulur[163].   Üretim lisansı alan tüzel kişilerin lisanslarına; inşaat süresi ve tesis tamamlanma tarihi derç edilir. Tesis tamamlanma tarihinin belirlenmesine esas inşaat süresi, Kurul kararı ile belirlenir ve Kurum internet sayfasında yayımlanır.

            Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim lisansına, lisansa konu tesisin kaynağına göre mevcut kurulu gücü ile üretebileceği yıllık azami üretim miktarı, yıllık elektrik enerjisi üretim miktarı olarak derç edilir. Yenilenebilir enerji kaynakları dışında diğer enerji kaynaklarına dayalı üretim lisanslarına, öngörülen ortalama yıllık üretim miktarı, yıllık elektrik enerjisi üretim miktarı olarak derç edilir.

            Lisanslar, lisansta belirtilen tarihte yürürlüğe girer ve lisans sahibi tüzel kişilerin lisans kapsamındaki hak ve yükümlülükleri bu tarihten itibaren geçerlilik kazanır[164].

            2.6.Lisansın Tadil Edilmesi

            Lisanslar; lisans sahibinin talebi, gelir ve tarife düzenlemesi kapsamında belirlenen fiyat, parametre, gösterge ve benzeri hususların lisansa derç edilmesine karar verilmesi veya lisansa derç edilen bu hususlarda değişikliğe gidilmesi, ilgili mevzuat kapsamındaki uygulamaların gerektirdiği durumlarda ya da yasal değişiklik hallerinde tadil edilebilir. Ayrıca EPLY’nin 25.maddesi uyarınca lisanslar, lisans sahibinin talebi üzerine lisans süresinin bitiminden başlamak üzere ve Kanunda öngörülen asgari süreler gözetilmek suretiyle her defasında en fazla kırkdokuz yıl için yenilenebilir.

            Üretim tesisinin kurulması sürecinde, mücbir sebep halleri ile lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı sebeplerin ortaya çıkması, söz konusu durumların üretim tesisinin kurulmasını doğrudan etkilemesi veya etkileyebilecek nitelikte olması, lisansta belirlenen tesis tamamlanma süresi içerisinde gerekçeleri ve belgeleriyle birlikte Kuruma başvurulması halinde  tesis tamamlama süresinin uzatılması suretiyle lisans tadil edilebilir.

            Lisans sahibi Lisans tadil başvurusu ve ekinde belgelerle birlikte EPDK’ya başvuruda bulunur. Tadil başvurusu sırasında tüzel kişilerden istenen belgelerin gereğine uygun olarak teslim edilip edilmediği hakkındaki inceleme; sunulan belgelerin Kurum merkez evrakına giriş tarihini izleyen on iş günü içerisinde tamamlanır ve gereğine uygun olarak yapılmadığı tespit edilen lisans tadil başvurusundaki eksikliklerin onbeş iş günü içerisinde giderilmesi istenerek, giderilmediği takdirde başvuru sırasında sunulan belgelerin iade edileceği bildirilir. Bu çerçevede sunulan bilgi ve belgeler on işgünü içerisinde incelenir ve söz konusu süre içerisinde de eksikliklerin giderilmemesi veya başvurudan vazgeçildiğinin Kuruma yazılı olarak bildirilmesi halinde, başvuru yapılmamış sayılır ve başvuru sırasında sunulan belgeler, başvuru sahibinin talebi halinde iade edilir[165].

            Lisans tadil başvuru esaslarına göre eksiksiz olarak yapıldığı tespit edilen başvurular, başvuru tarihi itibariyle veya ikinci fıkra kapsamında eksikliklerin giderilmesine ilişkin bilgi ve belgelerin Kurum evrakına giriş yaptığı tarih itibariyle değerlendirmeye alınır.

            Dağıtım ile tedarik ve piyasa işletim lisansı tadil başvurularında; tüketici haklarının korunması ile rekabetin ve piyasanın gelişimine olan etki, başvuruda bulunan tüzel kişi ile tüzel kişilikte yüzde on ve üzerinde, halka açık şirketlerde yüzde beş ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan kişilerin varsa, piyasadaki deneyim ve performansları, başvuru hakkında ilgili kuruluşlardan alınan görüşler ve/veya ilgili tüzel kişi hakkında yürütülmekte olan veya sonuçlandırılmış olan işlemler dikkate alınır.

Lisansa konu üretim tesisinin kurulu gücünün değiştirilmesi suretiyle lisans tadili başvurusunda bulunulması halinde; üretim tesisinin iletim ve/veya dağıtım sistemine bağlantısı ve sistem kullanımı hakkında 15 inci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. Söz konusu başvurunun Kurul tarafından uygun bulunması halinde, uygun bulma kararının ilgili tüzel kişiye tebliğ edildiği tarihten itibaren;

a) Şirket asgari sermayesinin, yeni kurulu güce göre, Kurum tarafından öngörülen sermaye tutarına artırıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin,

b) Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında alınması gereken kararın,

c) Revize edilmiş ilgili kaynak kullanım hakkı anlaşmasına veya söz konusu anlaşmanın revize edilmesine gerek olmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin,

ç) Lisans tadil bedelinin Kurum hesabına yatırıldığına ilişkin belgenin,

d) Teminat tutarının, yeni kurulu güce göre, ilgili Kurul kararında öngörülen tutara artırıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin, doksan gün içerisinde Kuruma sunulması zorunludur.

Bu fıkradaki diğer yükümlülüklerin doksan gün içerisinde yerine getirilmesi kaydıyla, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için alınan Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararının, mücbir sebepler dışında, bir yıl içerisinde Kuruma sunulması zorunludur. Aksi halde tadil başvurusu reddedilmiş sayılır. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi kaydıyla lisans tadili ilgili ana hizmet birimi tarafından gerçekleştirilir.

            Üretim tesisinin kurulması sürecinde; mücbir sebep halleri ile lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı sebeplerin ortaya çıkması, söz konusu durumların üretim tesisinin kurulmasını doğrudan etkilemesi veya etkileyebilecek nitelikte olması, lisansta belirlenen tesis tamamlanma süresi içerisinde gerekçeleri ve belgeleriyle birlikte Kuruma başvurulması, halinde, tesis tamamlama süresinin uzatılması suretiyle lisans tadil edilebilir.

            2.7.Lisansın Sona Ermesi ve İptali

            Lisansın nasıl sona ereceği EPLY’nin 26.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre lisanslar, EPDK tarafından lisansta belirtilen yöntem uyarınca süreleri uzatılmadığı takdirde sürelerinin bitiminde kendiliğinden veya lisans sahibi tüzel kişinin iflasının kesinleşmesi, lisans verilmesine esas şartların kaybedilmesi ve lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan vazgeçmeyi istemesi halinde ise ancak EPDK’nın onayı ile sona erer.

            Dikkat edileceği üzere lisans sahibinin lisanstan vazgeçmesi halinde dahi EPDK’nın onayı gerekir. Bu düzenlemenin amacı EPDK’nın gerekli tedbirleri almasına olanak sağlamaktır[166]. Nitekim EPLY’nin 26.maddesinin 2.fıkrasında lisans sahibinin lisanstan vazgeçmesi belirli usule tabi kılınmıştır. Buna göre, faaliyetini sona erdirmek isteyen tüzel kişi lisansın sona ermesinin talep edildiği tarihten en az altı ay önce, dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketi için en az oniki ay önce, gerekçeleri ile birlikte Kuruma yazılı olarak başvuruda bulunulması gerekir. Bu başvuruda lisans sahibi tüzel kişinin kişinin lisansını sona erdirmek istediği tarih itibarıyla ne tür yükümlülükler taşıdığının ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ne tür tedbirlerin öngörüldüğünün belirtilmesi gerekir. Ayrıca maddede kendi isteğiyle lisanstan vazgeçilmesinde süre yönünden istisna getirilmiş olup, EPDK’nın bu süre şartını uygulamayabileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme ile EPDK’ya süre şartı yönünden takdir hakkı tanınmıştır. Ancak bu takdir yetkisi kullanılırken, vazgeçme talebinin piyasada olan etkileri dikkate alınması şartı öngörülmüştür.

            Lisansın sona ermesinin tüketiciler ve piyasa koşulları aleyhine bir durum yaratacağının belirlenmesi halinde lisans sahibinin lisanstan vazgeçme talebi EPDK tarafından reddedilebileceği gibi, lisansın sona ermesi istenen tarihi de ileri tarihe erteleyebilir. Lisansın sona erdirilmesi talebi EPDK tarafından uygun bulunmaıs halinde, uygun bulma kararında yer alan tarihte lisans sona ermiş kabul edilir[167].

            Yönetmelikte dağıtım şirketleri ve görevli tedarik şirketleri yönünden sınırlayıcı bir hükme yer verilmiştir. Buna göre dağıtım şirketleri ve görevli tedarik şirketlerinin lisanstan vazgeçme talebinde bulunulsa dahi, dağıtım şirketi yönünden faaliyeti sürdürecek yeni bir tüzel kişi lisans alıncaya kadar, görevli tedarik şirketi yönünden ise faaliyeti sürdürecek başka bir tüzel kişi EPDK tarafından belirleninceye kadar lisansları sona erdirilmeyecektir[168].

            Dağıtım şirketi veya görevli tedarik şirketinin lisansından vazgeçmesi veya lisansının iptal edilmesi durumunda dağıtım lisansı verilecek tüzel kişi veya son kaynak tedariği yükümlüsü tüzel kişi Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Tedarik Lisanslarına İlişkin Tedbirler Yönetmeliği çerçevesinde belirlenecektir.

            Lisans sahibi tüzel kişi ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, hakkında EPK’nın 16.maddesinde öngörülen yaptırımlar uygulanabilir[169]. Bu maddede lisans sahibi tüzel kişiler ve lisanslar hakkında çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür. Bunlardan biri de lisansın iptalidir. EPK ve EPLY’nde düzenlenen lisans iptal nedenleri şunlardır:

  • Lisans müracaatında veya lisans yürürlüğü sırasında, lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurula bildirilmemesi hâlinde lisans sahibi tüzel kişiye öncelikle idari para cezası uygulanır. Anılan gerçek dışı belge veya yanıltıcı bilgi veya lisans şartlarındaki değişikliğin düzeltilmesinin mümkün olmaması veya otuz gün içinde düzeltilmesi için yapılacak yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirmeleri halinde,
  • Lisans verilmesine esas olan şartların lisansın yürürlüğü sırasında ortadan kalktığının veya bu şartların baştan mevcut olmadığının saptanması hâlinde,
  • Bu Kanuna göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde,
  • EPK’da ayrıca tekerrür eden para cezalarının belli miktara ulaşması halinde de lisansın iptal edileceği düzenlenmiştir. Buna göre, aynı fiilin iki yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde artırılarak uygulanacak para cezasının tutarı, cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki mali yılına ilişkin bilançosundaki gayrisafi gelirinin yüzde onunu aşamaz. Cezaların bu düzeye ulaşması hâlinde,.
  • Üretim lisansı, mücbir sebep hâlleri ile lisans sahibinden kaynaklanmayan haklı sebepler dışında üretim tesisinin lisansında belirlenen inşaat süresi içerisinde kurulmaması veya kalan süre içerisinde kurulamayacağının tespit edilmesi hâllerinde,
  • Nükleer enerjiye dayalı üretim tesisine ilişkin inşaat lisansı ve/veya işletme lisansı başvurularının olumlu sonuçlanmaması ya da mevcut inşaat lisansı ve/veya işletme lisansının iptal edilmesi durumunda, lisansları iptal edilir.

      EPK’nun 5.maddesinin 8.fırkası ile EPLY’nin 27.maddesinin 4.fıkrasında lisansı iptal edilen tüzel kişinin yüzde on veya daha fazla paya sahip ortaklar ile lisans iptal tarihinden önceki bir yıl içerisinde görevden ayrılmış olanlar dâhil, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, lisans iptalini takip eden üç yıl süreyle lisans alamaz, lisans başvurusunda bulunamaz, lisans başvurusu yapan tüzel kişiliklerde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olamaz, yönetim kurullarında görev alamayacağı hüküm altına alınmıştır.

3. ELEKTRİK PİYASASININ DENETİMİ

            Elektrik piyasası faaliyetleri ile bu faaliyetle iştigal eden tüzel kişiler EPDK tarafından denetlenmektedir. EPDK elektrik piyasasında kanunda belirtilen istisnalar hariç her türlü denetimi yapmakla, mevzuatta belirtilen tedbirleri almakla ve elektrik piyasasının gözetimini yapmakla mükellef olan bir kurumdur. Bu denetim dışında EPDK’nın kararlarının yargısal denetimi de yapılmaktadır. Bu iki farklı denetim yoluyla elektrik piyasasının denetimi yapılmaktadır.

 

            3.1. EPDK’nın Hukuki Konumu ve Niteliği

            Ülkemizde enerji piyasasına ilişkin hukukî düzenlemeler yapılırken Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) adı altında kamu tüzel kişiliğini haîz, idarî ve malî özerkliğe sahip bağımsız bir idari kurum[170] oluşturulmuştur[171]. EPDK 2001 yılında 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile kurulmuştur. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 6446 sayılı yeni Elektrik Piyasası Kanununun 30 Mart 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesini müteakip numarası aynı bırakılmak suretiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna dönüştürülmüştür.

            Batı Avrupa’daki örneklerine benzer olarak EPDK, temel olarak, 2001 yılından sonra rekabete açılan Türkye enerji sektörünün regülasyonu ile görevlidir[172]. Kuruluş kanundan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilişkilendirilen EPDK düzenleyici ve denetleyici bir bağımsız otorite olduğundan  merkezi idarenin EPDK üzerinde hiyerarşi veya vesayet olarak nitelendirilebilecek bir yetkisi bulunmamaktadır. Ancak EPDK’nın harcamaları Sayıştay denetimine tabidir.

            Elektrik piyasası mevzuatında EPDK’ya verilen görevler genel olarak, piyasaya ilişkin kuralların belirlenmesi(düzenleme), piyasa aktörlerinin denetlenmesi ve gerek duyulan hallerde yaptırıma başvurulması olarak gruplandırmak mümkündür[173].

            Öncelikle EPDK’nın düzenleme yetkisinin kaynağını Anayasa’nın 124.maddesiyle kamu tüzel kişilerine tanınan yönetmelik çıkarma yetkisinden almaktadır[174]. Ayrıca 6446 sayılı Kanunda EPDK’nın yönetmelik çıkarabilme yetkisi açıkça ifade edilmiştir. Yönetmelik çıkarma dışında, işletme hakkının devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin düzenlenmesi, piyasa performans standartlarının oluşturulması, serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarının tespiti ile Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca, perakende satış sözleşmesi ile bağlantı anlaşmalarının usul ve esaslarını gösteren tebliğleri bulunmaktadır[175].

            EPDK’nın yaptırım görevleri yukarıda lisansın iptalinde kısmi olarak bahsedilmişti. EPDK EPK’nın 16.maddesine göre lisans sahibi tüzel kişilere ceza ve yaptırım uygulayabilir.

            3.2. EPDK’nın Denetim Yetkisi ve Usulü

            EPK’nın 15.maddesinde ve EPLY’nin 54.maddesinde Elektrik piyasasında denetimin EPDK tarafından yapılacağı açıkça ifade edilmiştir. Buna göre, dağıtım şirketleri hariç elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren kişilerin bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetimi EPDK tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

            İlgili mevzuat hükümlerine aykırı faaliyet ve işlemleri tespit etmek amacıyla Elektrik Piyasasında Denetimler İle Ön Araştırma Ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik[176](Denetim Yönetmeliği olarak anılacaktır) yayımlanmıştır. Bu yönetmeliğin 5.maddesinde denetimin tanımı yapılmıştır. Bu yönetmeliğe göre denetim, elektrik piyasasında faaliyette bulunan tüzel kişilerin her türlü faaliyetlerinin, uygulamalarının, işlem, hesap ve mali tablolarının ilgili mevzuat hükümlerine ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygunluğunun Kurul ve/veya Kurul adına yetkilendirilen Kurum personeli tarafından incelenerek; muhtemel hata, noksanlık, usulsüzlük ve suistimallerin tespit edilmesi ve Kanunda öngörülen gerekli yaptırımların uygulanması suretiyle; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulmasını sağlamak ve mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik piyasası oluşturmak amacıyla yapılan çalışmalar bütünüdür.

            EPK’nın 15.maddesinde dağıtım şirketlerinin denetiminin EPDK tarafından yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre elektrik dağıtım faaliyetlerinin denetimi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılacaktır. Bakanlık, elektrik dağıtım şirketlerinin denetimini, bu konuda ihtisas sahibi olan kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yapabilir veya bu kuruluşlara yetki devretmek suretiyle yaptırabilir. Dikkat edilecek husus, denetimin Bakanlık tarafından yapılmasıdır. Denetim sonucunda oluşturulan denetim raporu EPDK’ya sunulacak olup, gerekli yaptırım ve işlemler EPDK tarafından karara bağlanacaktır.

            Denetim Yönetmeliğinde, bu denetimin EPDK’nın uzman ve uzman yardımcıları vasıtasıyla yürütülebileceği, ayrıca bağımsız denetim kuruluşlardan ve teknik denetim yapan kuruluşlardan destek alınmasının da mümkün olduğu belirtilmektedir[177]. Bağımsız denetim kuruluşlardan yardım alınması ve denetim yapılmasının da sınırları bulunmaktadır. EPLY’nin 54.maddesinin 2.fıkrasında, bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılan denetimlerinin bağlayıcı olamayacağı ve yaptırım içeremeyeceği belirtilerek, EPDK dışında elektrik piyasasında başka bir kurumun etkili olmasının önüne geçilmiştir.

            EPDK, elektrik piyasasında faaliyette bulunan tüzel kişilerin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı faaliyet ve işlemleri nedeniyle kendiliğinden veya yapılan ihbar ve şikayetler üzerine harekete geçebilir ve doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verebilir[178]. Ön araştırma yapılmasına karar verilmesi halinde Başkan, ön araştırmayı yürütmek üzere Daire Başkanlığını görevlendirir. Ön araştırma, Daire Başkanlığında görevli Uzman ve/veya Uzman Yardımcıları vasıtasıyla yürütülür. İhtiyaç duyulması halinde Kurumun diğer hizmet birimlerinden de Başkan onayıyla Uzman ve/veya Uzman Yardımcıları görevlendirilebilir. Daire Başkanı, gerekirse konu hakkında ilgili hizmet birimlerinden yazılı görüş talep edebilir[179].

            Ön araştırma yapma görevi verilen Kurum personeli, görevlendirildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde elde ettiği bilgileri, delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini içeren ön araştırma raporunu Daire Başkanlığına iletir. Daire başkanı, kendi görüşünü de belirtmek suretiyle raporu Başkanlığa sunar[180].

            Ön araştırma raporu Başkan tarafından Kurulun gündemine alınır ve soruşturma açılıp açılmayacağına karar verilir[181]. Kurul, ihbar veya şikayet üzerine ön araştırma ve/veya soruşturma yapılmasına gerek gördüğü veya görmediği konularla ilgili olarak, lüzum görmesi halinde ihbar veya şikayet sahiplerine yazılı bilgi verilmesini kararlaştırabilir[182]. Ön araştırma yapılarak veya doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde Başkan soruşturmayı yürütmek üzere Daire Başkanı görevlendirilir.

            Daire Başkanlığı bünyesinde yürütülen soruşturma, Kurulca soruşturma açılmasına karar verildiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde tamamlanır. Gerekli görüldüğü hallerde bir defaya mahsus olmak üzere Kurul tarafından üç aya kadar ek süre verilebilir[183]. Görevlendirilen personel her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisine sahip olup, gerektiğinde yerinde de inceleme yapabilir. İlgili tüzel kişi istenen bilgi ve belgeleri ibraz etmek zorundadır.

            Soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporu Daire Başkanlığı’na sunulur ve raporda mevzuata aykırılıkların tespit edilmiş ise soruşturma yapılan tüzel kişiye tebliğ edilir[184]. Hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye soruşturma raporu tebliğinden itibaren 30 gün süre verilerek, savunmasını yapması istenir. İlgili kişinin savunmasını sunması akabinde, soruşturmaya yapan birimden savunma hakkında ek görüşü istenir. Bu ek görüş de ilgili kişiye tebliğ edilir ve ilgili kişi 15 gün içinde ek görüşe cevap verebilir.

            Görüldüğü üzere lisans sahibine savunmasını hazırlayabilmesi için süre verilmektedir. Uygulamada karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de, savunması alınmadan lisans sahibine idari yaptırım kararlarının uygulanmasıdır. Savunması alınmaksızın yaptırım kararının alınması tesis edilen işlemi hukuka aykırı hale getirmektedir. Danıştay’ın içtihatları da savunma alınmaksızın idari müeyyidelerin uygulanmaması gerektiği yönündedir. Danıştay bir kararında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun  lisans sahibi hakkında mutlak surette savunma alındıktan sonra işlem tesis etmesi gerekirken, savunma alınmaksızın lisansın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, EPDK’nın lisans iptal işlemi iptal edilmiştir[185]. Yine başka bir kararında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun savunma almaksızın doğrudan idari para cezasının uygulanması idari işlemi hukuka aykırı olduğu tespit edilerek iptal edilmiştir[186].

            Elde edilen deliller ve konuyla ilgili tüm evraklar Başkanlığa sunulur[187].  Kurul tarafından uygulanan yaptırım süre verilerek mevzuat hükümlerine aykırılığın giderilmesinin ihtar edilmesi şeklinde olması halinde, yapılan ihtar üzerine ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığın verilen süre içinde düzeltilip düzeltilmediği Daire Başkanlığı tarafından tespit edilerek Başkanlığa bildirilir. Başkan, konuyu Kurul gündemine öncelikle alır. Yapılan ihtar üzerine ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığın verilen süre içinde düzeltilmiş olması halinde Kurul, yapılmakta olan soruşturmanın sona erdirilmesine karar verir. Verilen süre içinde ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığın tam olarak düzeltilmemiş olması halinde ise Kurul, Kanunun 16 ncı maddesinde öngörülen yaptırım ve cezaların uygulanmasını kararlaştırır.

            Soruşturma raporunda ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilmiş olması ve bu tespitin Kurul tarafından da sabit görülmesi halinde, hakkında soruşturma yapılan tüzel kişiye Kanunun 16 ncı maddesinde öngörülen yaptırım ve cezalar uygulanır[188].

            Ayrıca Denetim Yönetmeliğinin 23.maddesine göre, ön araştırma ve soruşturma usulü yerine getirilmeden de ilgili tüzel kişi hakkında direk soruşturma başlanabilir. Bu usulle soruşturma yapılabilmesi için, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı faaliyet ve işlemlerinden bu Yönetmelikte düzenlenen ön araştırma prosedürüne ve soruşturma raporu düzenlenmesine gerek olmayacak derecede açık olması gerekir. Bu durumda ilgili kişiye 15 günden az olmamak üzere savunmasını hazırlaması için süre verilir. Savunması akabinde ön araştırma ve soruşturma usulü sonucunda olduğu gibi burada da Kurul idari yaptırım kararı verebileceği gibi, düzeltmesi için süre de verebilir.

            3.2. Yargısal Denetim

            Mülga Elektrik Piyasası Kanunu’nun 12.maddesinde EPDK kararlarına karşı açılacak davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği düzenlenmişti[189]. Nitekim bu davalar 2575 sayılı Danıştay Kanunu gereği 13. Dairede görülmekteydi[190]. Ancak 3. Yargı Paketi adıyla 5.7.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile bu hükümler değiştirilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davaların yargı yeri Danıştay olmaktan çıkarılmıştır[191]. Buna göre EPDK kararlarına karşı açılacak davalar yetkili idare mahkemesinde görülecektir.

            Yetkili idare mahkeme ise, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yargı yeri yani Ankara idare mahkemeleri yetkili olacaktır. Yine bu mahkemelerin verdiği kararlar temyiz mercii olarak Danıştay 13. Dairesi tarafından incelenecektir.

 

[1]“Yenilenebilir enerji kaynağı, Hidrolik, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, biyokütleden elde edilen gaz (çöp gazı dâhil), dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynaklarını ifade eder”, bkz. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi Ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik m.3/1-v

[2] DÖĞERLİOĞLU IŞIKSUNGUR, Özlem, Elektriğin Hukuki Niteliği, EÜHFD, C. XV, 2011, Sy:3–4, s.249

[3] CAN, Mustafa Erdem, Hukukî Açıdan Elektrik Piyasasında Rekabet, Turhan Kitapevi, 2006, Ankara, s.3

[4] YAVUZ, Mustafa, Elektrik Piyasasında Piyasa Faaliyetleri, Ayrıştırma Ve Çapraz Sübvansiyon Yasağı, Ankara Barosu Dergisi, Cilt 4, 2008, s.41

[5] “Elektrik piyasasında serbest rekabetten; kaynakların etkin kullanılması, fiyatların düşmesi, ürün ve hizmet kalitesinin yükselmesi, yüksek verim sağlanması, maliyetlerin düşmesi için tasarruf yapılması, yeni teknolojilerin bulunması ve kullanılması gibi sonuçlar beklenmektedir…”, bkz. CAN, s.5

[6] RG. 19.12.1984 tarih ve S.18610

[7] ÖZCAN, Elvin Evrim, İdare Hukuku Açısından Türkiye’de Elektrik Sektörünün Regülasyonu ve Avrupa Birliği, Rusya, Çin ve Güney Amerika Uygulamaları, Turhan Kitabevi, 2010, Ankara, s.61

[8] RG. 3.3.2001 tarih ve S.24335

[9] ÖZEL, Çağlar-BÜYÜKTANIR, Burcu-ÖZEL, Fatma, Elektrik Piyasalarında Elektrik Sağlama Amaçlı Sözleşmeler, Yaşar Üniversitesi Elektronik Dergisi, C.8, Y.2013, Özel Sayı, s.2076

[10] RG. 2.5.2001 tarih ve S.24390

[11]Kurumun adı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olarak değiştirilirken, görev alanı elektrik dışında doğalgazı da kapsayacak biçimde genişletilmiştir. 4 Aralık 2003 tarihinde kabul edilen Petrol Piyasası Kanunu ile de petrol sektörü EPDK’nın alanı içine alınmıştır.

[12] RG. 14.3.2013 tarih ve S.28603

[13] TMMOB Resmi Sitesi, http://www.emo.org.tr/ekler/92d95781be614d0_ek.pdf (E.T: 30.7.2015)

[14] Geçmiş yıllara ilişkin istatistikler için bkz. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Resmi Sitesi, http://www.teias.gov.tr/istatistikler.aspx (E.T: 30.7.2015)

[15] EPK m.3-t; 4628 sayılı Mülga Elektrik Piyasası Kanununda da lisansın tanımı aynı şekilde yapılmıştır.

[16] EPLY m.4-aa

[17] CAN, s.449

[18] EPK m.4/3; “Piyasada faaliyet gösterecek özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre anonim şirket veya limited şirket olarak kurulması ve anonim şirketlerin sermaye piyasası mevzuatına göre borsada işlem görenler dışındaki paylarının nama yazılı olması şarttır. Bu şirketlerin ana sözleşmelerinde bulunması gereken hususlar yönetmelikle düzenlenir”

[19] GÖNEN, Yakup, Türkiye’de Elektrik Kamu Hizmetinin Yürütülmesi ve Lisans Usulü, Adalet Yayınevi, 2011, Ankara, s.217

[20] ASLAN, İ. Yılmaz-KATIRCIOĞLU, Erol-ALTINAY, Galip-ARDIYOK, Şahin-ILICAK, Ali-GÜLTEKİN, Banu-ÖNAL, Emre-AKÇAOĞLU, Can, Enerji Hukuku, Elektrik Piyasasında Rekabet ve Regülasyon, Ekin Basın Yayın Dağıtımı, Cilt 1, 2007, Ankara, s.305

[21] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.286

[22] AYRANCI, Hasan, Enerji Sözleşmeleri, Yetkin Yayınları, 2010, Ankara, s.47

[23] GÖZÜBÜYÜK, Şeref, Yönetim Hukuku, Turhan Kitabevi ,33.Baskı, 2015, s.296

[24] AKYILMAZ, Bahtiyar-SEZGİNER, Murat-KAYA, Cemil, Türk İdare Hukuku, Seçkin Yayınevi, 5.Baskı, 2014, Ankara, s.550

[25] ATAY, Ender Ethem, İdare Hukuku, Turhan Kitabevi, 4.Baskı, 2014, Ankara, s.584

[26] Anayasa Mahkemesi’nin 23.6.1996 tarih, E. 1994/71 ve K. 1995/23 sayılı kararı, RG 20.3.1996, S. 22586.; ayrıca bkz. AYM 26.3.1974 tarih ve E.973/32, K.974/11 “kişilerin su, elektrik, havagazı gibi ihtiyaçlarının karşılanması önemli kamu hizmetlerindendir”

[27] AYM 9.12.1994 tarih ve E.994/43 K.1994/42-2 sayılı kararı, RG. 24.1.1995, s.22181, s.21.

[28] Danıştay 10. Daire, E.1991/1, K.1993/1752 sayı ve 29.4.1993 tarih, Kazancı İçtihat Bilgi Bankası, (E.T:30.10.2015)

[29] ÇAĞLAYAN, Ramazan, İdare Hukuku Dersleri, Adalet Yayınevi, 2.Baskı, 2014, Ankara, s.252

[30] GÖZLER, Kemal-KAPLAN, Gürsel, İdare Hukuku Dersleri, Ekin Kitabevi Yayınları, 16. Baskı, 2015, Bursa, s.556

[31] KENT, Bülent, Türk ve Alman Hukukunda Elektrik Piyasasının Düzenlenmesi ve Düzenleyici Kurumları, Ankara, 2012, S.104.

[32] “Elektrik piyasasında özel hukuk kişilerince yürütülen dağıtım faaliyetlerinin kamu hizmeti olduğu kabul edilmekle birlikte beraber, kanaatimizce üretim ve ticaret gibi faaliyetlerin yürütülmesi tek başına kamu hizmeti olarak nitelendirilmemelidir. Bu faaliyetlerin yürütülmesi esnasında idarece yapılan denetimin bir yönüyle kolluk kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ancak üretim faaliyeti, hidroelektrik üretim lisansında olduğu gibi, kamuya ait bir hakkın devrini gerektiriyorsa bu faaliyet için verilen lisansları maden işletme ruhsatındakine benzer şekilde, doğrudan kamu hizmetine yönelik olmayan ve de kolluk niteliğinin dışında özellikler taşıyan ayrı bir katagori içinde değerlendirmek gerekir.” Bkz. GÖNEN, s.27

[33] GÖZLER-KAPLAN, s.556

[34] ATAY, s.620

[35] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.305

[36] GÖNEN, s.252

[37] BİLGİN, Ebru, Elektrik Piyasasında Lisansların Hukuki Rejimi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, 2010, Ankara, s.85

[38] RG. 2.11.2013 tarih ve 28809 sayı

[39] CAN, s.454.

[40]Türkiye Büyük Milletler Meclisi 426 sayılı Komisyon Raporu, https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem24/yil01/ss426.pdf, (E.T:30.10.2015), s.9(Çalışmamızın devamında Komisyon Raporu olarak belirtilecektir)

[41] EPK m.5/2-b

[42] EPK m.5/2-a

[43] EPK m.5/2-c

[44] 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 3.maddesinin c bendinin 1. alt bendi; “…Otoprodüktörler ve otoprodüktör grupları hariç olmak üzere, iletim ve dağıtım sistemi ile paralel çalışmayan ve çıkarılacak yönetmeliğe göre yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak için elektrik üretimi yapan gerçek veya tüzel kişiler lisansa tabi değildir.”

[45] Komisyon Raporu, s.16

[46] 4628 sayılı Kanunun 3.maddesinin d bendinin 3. Alt bendiı; “Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, kurulu gücü azami beş yüz kilovatlık üretim tesisi ile mikro kojenerasyon tesisi kuran gerçek ve tüzel kişiler, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaftır. Bu tüzel kişilerin ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisinin sisteme verilmesi halinde uygulanacak teknik ve mali usul ve esaslar Kurum tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle belirlenir.”

[47] GÖZEN, Mustafa-ÇELİK, Cemal, Enerji Piyasası Bülteni, Lisanssız Elektrik Üretimi: 6446 Sayılı Kanun Çerçevesinde Yapılan Yeni Düzenlemeler, Ekim-Aralık 2013, SY:29-30, s.12

[48] EPK m.14/2

[49]  RG. 2.10.2013 tarih ve 28783 sayı

[50] EPK m.3-v; “Mikrokojenerasyon tesisi: Elektrik enerjisine dayalı kurulu gücü 100 kilovat ve altında olan kojenerasyon tesisini ifade eder”

[51] EPK m.3-p; “Kojenerasyon: Isı ve elektrik ve/veya mekanik enerjinin aynı tesiste eş zamanlı olarak üretimini ifade eder”

[52] GÖZEN-ÇELİK, s.12

[53] EPK m.1/3-25; “Otoprodüktör: Esas olarak kendi elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere elektrik üretimi ile iştigal eden tüzel kişiyi ifade eder”

[54] EPK m.1/3-26; “Otoprodüktör grubu: Esas olarak ortaklarının elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak üzere elektrik enerjisi üretimi ile iştigal eden tüzel kişiyi ifade eder”

[55] SÜMERTAŞ, Duygu, Türkiye Elektrik Piyasası Kanunu Kapsamında Lisans Esasları Ve Türleri, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:88, SY:2014/6, 2014, s.154

[56] ÖZCAN, s.81

[57] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.314; DEMİRTAŞ, s.158; KIR, Atıf, Kamu Hizmetinin Görülme Usullerinden Ruhsat Usulü ve Elektrik Piyasası Örneği, Yetkin Yayınları, 2013, Ankara, s.189

[58]  GÖNEN, s.240

[59] “Elektrik Anonim Şirketi: 200/1312 sayılı ve 8.10.200 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla TEAŞ’dan ayrılarak oluşturulan EÜAŞ, bir iktisadi devlet teşekkülüdür” bkz. ÖZCAN, s.82

[60] EPK m..26/6; “EÜAŞ, üretim lisansı kapsamında 7 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen faaliyetleri yapar.”

[61] YAVUZ, Mustafa, Ankara Barosu Dergisi, Elektrik Piyasasında Piyasa Faaliyetleri, Ayrıştırma ve Sübvansiyon Yasağı, 2008, Sayı:4, Cilt:8, s.43; Komisyon Raporu s.11

[62]  EPK geçici madde 7; “(1) Otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilere, mevcut lisanslarındaki hakları korunarak bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde resen ve lisans alma bedeli alınmaksızın üretim lisansı verilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kuruma otoprodüktör lisansı başvurusunda bulunulamaz; yapılmış başvurular üretim lisansı kapsamında değerlendirilir. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce özelleştirilen kuruluşlar tarafından işletilmekte olan tesisler için, 4628 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen otoprodüktör lisansları üretim lisansına dönüştürülür ve satış/işletme hakkı devir sözleşmelerinde belirlenen hususlar üretim lisansına dercedilir. Bu kapsamdaki lisans sahipleri, bir takvim yılı içinde elektrik enerjisi üretim miktarının en fazla yüzde yirmisini piyasada satabilir. Arz güvenliği açısından ihtiyaç duyulacak hâllere münhasır olmak üzere, Kurul bu oranı artırabilir”; ayrıca bkz. GÖZEN, Mustafa, Enerji Piyasası Bülteni, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun Getirdiği Yeni Düzenlemeler, 2013, SY: Ekim-Aralık Sayısı, s.5

[63] Komisyon raporu s.11

[64] SÜMERTAŞ, s.160                       

[65] KIR, s.188

[66]  EPK m.19; “ (1) Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir”

[67] SÜMERTAŞ, s.160

[68] Ayrıca EPYL’nin 29.maddesinde de hak ve yükümlülükler düzenlenmiştir.

[69] GÖNEN, s.242.

[70] GÖNEN, s.242-243

[71] “EÜAŞ gibi TEİAŞ da 2000/1312 sayılı ve 8.10.2000 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla TEAŞ’dan ayrılarak oluşturulmuş bir iktisadi devlet teşekkülüdür” bkz. ÖZCAN, s.86

[72] CAN, s.460; ASLAN ve DİĞERLERİ s.320

[73]  Enterkonneksiyonun tanımı 17.5.2014 tarihli ve 29003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası İthalat Ve İhracat Yönetmeliği’nin 4.maddesinde ifade edilmiştir. Buna göre; “enterkonneksiyon, İletim ve dağıtım sistemlerinin toplamından oluşan ulusal elektrik sisteminin diğer bir ülkeye ait elektrik sistemine bağlanmasını ifade eder”

[74]  EPK m.8/1

[75]  EPK m.8/1-2; “…İletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak amacıyla ve yan hizmetler piyasası kapsamında elektrik enerjisi veya kapasitesi satın alınması veya kiralanması ile iletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak için sözleşmeye bağlanan enerjinin, gerçekleşmeler nedeniyle fazlasının satışı bu hükmün istisnasıdır”

[76]  RG. 28.5.2015 tarih ve 29013 sayı

[77]  RG. 28.1.2014 tarih ve 28896 sayı

[78]  EŞY m33/3; “Bağlantı talepleri, TEİAŞ tarafından ilgili mevzuat ve  35 inci madde hükümlerine göre süresi içinde değerlendirilir ve sonuçlandırılır.”

[79] EŞY m.35/2

[80] EŞY m.36/2

[81] ÖZCAN, s.87

[82] EŞY m.36/2

[83] ÖZCAN, s.88

[84] EPK m.3.3-çç; “Sistem kontrol anlaşması: Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi veya dağıtım şirketi ile özel direkt hattın mülkiyet sahibi veya işletmecisi olan özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi arasında, iletim ve dağıtım sistemlerinin kararlılığının ve işletme bütünlüğünün korunmasını sağlayan hükümleri içeren ve özel hukuk hükümlerine göre yapılan anlaşmaları ifade eder”

[85] EPK m..8/8

[86] SÜMERTAŞ, s.162

[87] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.324

[88] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.326

[89] GÖNEN, s.244

[90] Yüksek Planlama Kurulu’nun 17.3.2004 tarih ve 2004/3 sayılı kararı ile Türkiye 21 dağıtım bölgesine bölünmüştür. YPK’nın kararı ve dağıtım bölgeleri için bkz. http://www.kalkinma.gov.tr/Pages/YPK_Kararlari.aspx (E.T:30.10.2015)

[91] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.330; GÖNEN, s.244; KIR, s.191

[92] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.330

[93] SÜMERTAŞ, s.162.

[94] EPK m.9/2

[95] EPK m.9/3

[96] RG. 2.1.2014 tarih ve 28871 sayı

[97] EPK m.9/4

[98] EPK m.9/5; ayrıca bkz. CAN, s.464

[99] RG.

[100] RG. 22.8.2015 tarih ve 29453 sayı

[101] CAN, s.466

[102] EPK m.9/6

[103] Komisyon Raporu, s.13

[104] EPK m.9/10; “Dağıtım şebekesi dışında, dağıtım sistemi için geçerli standartlara uygun olan ve üretim faaliyeti gösteren tüzel kişinin lisansı kapsamındaki üretim tesisi ile müşterileri veya iştirakleri veya serbest tüketiciler arasında, direkt hat tesis edecek tarafların mülkiyetindeki saha üzerinde özel direkt hat tesisi, dağıtım şirketi ile üretim şirketi arasında yapılacak sistem kontrol anlaşması ile mümkündür. Özel direkt hat tesis edilmesi, serbest tüketicilerin tedarikçilerini seçebilmelerine engel teşkil etmez. Bu fıkrada bahsedilen üretim tesisinin iletim sistemine bağlı olması durumunda, sistem kontrol anlaşması yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

[105] EPK m.9/12

[106] “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, bölgesinde bulunan tüm müşterilerine eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin yeterli, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sunacak şekilde hizmet vermekle yükümlüdür” bkz. CAN, s.465

[107] GÖNEN, s.245

[108] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.333

[109] SÜMERTAŞ, s.163

[110] EPK geçici 11. madde

[111] EPK m.10/2; bu hükmün gerekçesi için bkz. Komisyon raporu, s.13; “bu hüküm ile, tedarik şirketlerinin bölge sınırlaması olmaksızın hem toptan hem de perakende satış faaliyeti yapabileceği hüküm altına alınmış, özellikle dağıtım şirketlerince kendi bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulacak tedarik şirketlerinden başka tedarik şirketlerinin kendi bölgelerinde faaliyet göstermemeleri yönünde gelecek taleplerin önüne set çekilmek istenmiştir”; ayrıca bkz.YAVUZ, s.50

[112] EPK m.10/3

[113] GÖZEN, s.6

[114] EPK m.10/4

[115] EPK m.10/5

[116] EPK m.10/6

[117] 4628 sayılı Kanunu’nun 2.maddesinde toptan satış faaliyeti açısından yüzde on ve perakende satış faaliyeti açısından yüzde on gibi bir sınırlama öngörülmüştü. Bu iki lisansın 6446 sayılı Kanunun tek bir lisans altında birleştiğinden yüzde on olan sınırlama yüzde yirmiye çıkarılmıştır. Bkz. Komisyon Raporu, s.14

[118] RG. 2.8.2013 tarih ve 28726 sayı

[119] SÜMERTAŞ, s.164; “Bu yeni düzenleme ile piyasa işletmeciliği ayrı bir faaliyet olarak tanımlanmış ve Kurumdan lisans alınmak suretiyle yürütülecek ayrı bir elektrik piyasası faaliyeti olarak ortaya çıkmıştır.”, bkz. Komisyon Raporu, s.14

[120] EPK m.3-y; “Organize toptan elektrik piyasaları: Elektrik enerjisi, kapasitesi veya perakende alış satışının gerçekleştirildiği ve piyasa işletim lisansına sahip merkezî bir aracı tüzel kişilik tarafından organize edilip işletilen gün öncesi piyasası, gün içi piyasası ile sermaye piyasası aracı niteliğindeki standardize edilmiş elektrik sözleşmelerinin ve dayanağı elektrik enerjisi ve/veya kapasitesi olan türev ürünlerin işlem gördüğü ve Borsa İstanbul Anonim Şirketi tarafından işletilen piyasaları ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından organize edilip işletilen dengeleme güç piyasası ve yan hizmetler piyasası gibi elektrik piyasalarını ifade eder.”

[121] EPK m.11/2

[122] 4628 sayılı Kanun döneminde piyasa işletim faaliyeti TEİAŞ bünyesinde yer alan Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi tarafından  yürütülmekte idi. Bkz. Komisyon Raporu, s.14

[123] EPK m.11/5

[124] EPK m.11/4

[125] Komisyon Raporu, s.15

[126] EG. 14.4.2009 tarih ve 27200 sayı(Bu yönetmelikte yayımlanmasından sonra toplam 12 defa değişiklik yapılmıştır)

[127] EPDUY m.11; “(1) Piyasa İşletmecisi EPİAŞ’tır. Piyasa İşletmecisi; gün öncesi planlama/gün öncesi piyasasının ve gün içi piyasasının işletimi, uzlaştırma yönetimi ve veri yayımlama faaliyetlerini eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde yürütür.

      (2)Piyasa İşletmecisi, gün öncesi planlama/gün öncesi piyasasının ve gün içi piyasasının işletimine ilişkin aşağıdaki faaliyetleri yürütür:

a) Söz konusu piyasaların bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak işletilmesi,

b) Kendi faaliyetleri kapsamındaki organize toptan elektrik piyasalarının kurulması ve işletimine ilişkin her türlü mevzuatın hazırlanması ve Kurula sunulması,

c) Söz konusu piyasaların işletimine ilişkin her türlü iç mevzuatın hazırlanması ve yayımlanması,

ç) Söz konusu piyasaların işletimine ilişkin hususlarda uygulamaya yönelik kararların alınması, yetkili mercilere öneri ve/veya tekliflerde bulunulması, mevzuatla kendisine bırakılmış diğer görevlerin yerine getirilmesi,

d) Söz konusu piyasaların işlemlerinde çıkabilecek uyuşmazlıkların incelenerek sonuçlandırılması,

e) Organize toptan elektrik piyasalarının etkin gelişimi ve kullanımını destekleyecek çözümlerin geliştirilmesi için önerilerde bulunulması,

f) İlgili mevzuatın, organize toptan elektrik piyasalarının etkin işleyişinin sağlanması çerçevesinde izlenmesi ve gerekli önerilerin geliştirilmesi.

      (3) Piyasa İşletmecisi uzlaştırma yönetimine ilişkin olarak uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilerek dengeleme mekanizması ve enerji dengesizlikleri için tahakkuk ettirilecek alacak ve borç miktarlarının hesaplanması ve ilgili alacak-borç bildirimlerinin hazırlanması faaliyetlerini yürütür.

      (4) Piyasa İşletmecisi veri yayımlama ve raporlamaya ilişkin olarak aşağıdaki faaliyetleri yürütür:

      a) İşlettiği organize toptan elektrik piyasalarına ilişkin olarak Kurum tarafından talep edilecek raporların hazırlanması ve yayımlanması,

      b) İşlettiği organize toptan elektrik piyasalarına ilişkin olarak gereken bilgilerin Sistem İşletmecisine iletilmesi,

      c) İşlettiği organize toptan elektrik piyasalarına ilişkin bilgilerin ve piyasa fiyatlarının düzenli olarak duyurulması,

      ç) İşlettiği organize toptan elektrik piyasalarında gerçekleşen işlemlere ilişkin olarak istatistikler düzenlenerek yayımlanması.

      (5) Piyasa İşletmecisi, bir fatura dönemi içerisinde, katılımcıların teklif miktarları, dengesizliklerinin gelişimi gibi konulara ilişkin izleme faaliyetlerini yürütür. Herhangi bir katılımcının fatura dönemi içerisindeki dengesizlik miktarının sürekli olarak artmasının tespit edilmesi durumunda, Piyasa İşletmecisi ilgili katılımcıdan ek teminat talep eder.

      (6) Piyasa İşletmecisinin, bu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen gün öncesi planlama/gün öncesi piyasasının ve gün içi piyasasının işletimi, uzlaştırma yönetimi ve veri yayımlama faaliyetlerine ek olarak ilgili mevzuatın diğer hükümleri çerçevesindeki görevlerini yerine getirmesi esastır.

[128] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.352

[129] EPK m.12/1-2

[130] RG. 17.5.2014 tarih ve 29003 sayı

[131] EPK m.12/3; “…Bu şekilde söz konusu tesislerin kurulmasına imkân sağlanmış ancak hem Bakanlık görüşü istenilmesi hem de lisans almaları zorunlu tutularak Türkiye elektrik sistemine karşı yükümlülüklerinin düzenlenmesi esas alınmıştır.” Bkz. Komisyon raporu, s.16

[132] EPK m.13/1; “Organize Sanayi Bölgeleri, 3.7.2005 tarih ve 5398  sayılı Kanun ile bazı piyasa faaliyetlerini yapma hakkı elde etmiştir” bkz. YAVUZ, s.53

[133] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.353; ÖZCAN, s.95-96

[134] EPK m13/2

[135] EPK m.13/3

[136] RG. 14.03.2014 tarih ve 28941 sayı

[137] SÜMERTAŞ, s.156

[138] EDİĞ, Esra, Enerji Hukuku Dergisi, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Yönetmeliği Kapsamında İşletmeye Geçmemiş veya Geçememiş Lisanslar Hakkında Bir Değerlendirme ve Durumun Önlisans Kurumu ile Mukayesesi, Yıl:2013, SY:2013/2, Ankara, s.24; ayrıca bkz. Komisyon Raporu, s.7

[139] Önlisans maddesinin gerekçesi için bkz. Komisyon Raporu, s.10; “Söz konusu düzenleme ile varılmak istenen amaç bir yandan üretim lisansı almış olan şirketlerin uzunca bir süre projenin gerçekleşmesine yönelik gerçek bir çaba göstermeksizin anılan lisanslar üzerinden devir yoluyla rant sağlama çabalarının önüne geçilerek lisansların gerçek yatırımcı tarafından alınmasını temin etmek, öte yandan da önlisans almış olan şirketlere gerekli izinleri almak üzere diğer kamu kurumları nezdinde yapacakları başvurular için dikkate alınmalarını temin edecek bir belge verilmesini sağlamaktır.”

[140] EPK m.6/4-a

[141] EPLY m.12/5-a; “MW cinsinden her bir kurulu güç başına Kurul kararı ile belirlenen tutarda, Kuruma muhatap düzenlenmiş ve Kurul kararı ile belirlenen örneğe uygun banka teminat mektubu sunulur. Bu yöntemle hesaplanan banka teminat mektubu tutarının üst sınırı, üretim tesisi için Kurum tarafından öngörülen toplam yatırım tutarının yüzde beşini geçmemek üzere, Kurul kararı ile belirlenir. Bu Yönetmelik kapsamında Kuruma sunulacak banka teminat mektubu tutarı, birden fazla bankadan temin edilen banka teminat mektupları ile de sağlanabilir.”

[142] EPK m.5/8; “Lisansı iptal edilen tüzel kişi, bu tüzel kişilikte yüzde on veya daha fazla paya sahip ortaklar ile lisans iptal tarihinden önceki bir yıl içerisinde görevden ayrılmış olanlar dâhil, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, lisans iptalini takip eden üç yıl süreyle lisans alamaz, lisans başvurusunda bulunamaz, lisans başvurusu yapan tüzel kişiliklerde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olamaz, yönetim kurullarında görev alamaz”

[143] EPK m.6/3; Hükmün gerekçesi için bkz. Komisyon raporu, s.10, “Üçüncü fıkra ile, önlisans süresince şirketin ortaklık yapısında değişiklikler yapılması hâlinde verilen önlisansın hükümsüz olacağı belirtilmiştir. Böylece önlisans aşamasında söz konusu önlisansı alan tüzel kişilerin sadece gerekli işlemleri yapmaya konsantre olmaları ve hisse devri gibi konular ile süre kaybının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ayrıca hisse devrinin önüne geçilmesi özellikle önlisans aşamasının özkaynak veya kredi ile finansmanını gerekli kılmakta bu sayede lisansların mali yeterliliğe sahip kişiler tarafından alınması veya teknik ve mali fizibilitesi fınans kuruluşları tarafından kontrol edilerek kredilendirilmiş projelerin ayakta kalmasının sağlanması amaçlanmıştır.”

[144] Bkz. EPDK Resmi Web Sitesi, http://www3.epdk.org.tr/index.php/elektrik-piyasasi/lisans?id=966, (E.T:2.11.2015)

[145] EPK m.6/2

[146] EPK m.6/6

[147] Hükmün gerekçesi için bkz. Komisyon Raporu, s.10; “Dokuzuncu fıkra ile, aynı sahada farklı piyasaları (petrol, doğal gaz ve benzeri) ilgilendiren birden fazla faaliyet için verilecek lisanslara ilişkin başvurularda karışıklığa mahal vermemek için Bakanlık görüşünün alınması şartı getirilmiştir.”

[148] EDİĞ, s.158

[149] EPK m.6/7

[150] EDİĞ, s.26

[151] Danıştay 13. Dairesi’nin 2008/6905 E., 2011/1041 K. sayılı ve 15.3.2011 tarihli kararı, Kazancı İçtihat Bilgi Bankası, (E.T:2.11.2015)

[152] Danıştay 13. Dairesi’nin 2008/2501 E., 2009E/6904 K. sayılı ve 22.6.2009 tarihli kararı, Kazancı İçtihat Bilgi Bankası, (E.T:2.11.2015); aynı yönde karar için bkz. Danıştay 13. Dairesi’nin 2009/2835 E., 2011/1038 K. sayılı ve 22.7.2009 tarihli kararı; ““Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 23.5.2008 tarih ve 1613/28 Sayılı kararıyla değişen yatırım parametreleri sebebiyle davacı şirketin neredeyse yatırım süresi kadar süre kaybettiği, temelinde başka idarelerin işlemlerinin de etkisi olan bu uzama nedenlerinin mücbir sebepler kapsamında olduğu…”

[153] Danıştay 13.Dairesi’nin 2008/10530 E., 2011/1040 K. sayılı ve 15.3.2011 tarihli kararı; “15.3.2011 tarih ve K:2011/1041 Sayılı kararla davalı idarenin lisans verilirken yaptığı saptamadan kaynaklanan, iletim bağlantı anlaşması ve dolayısıyla santral alanı ve enerji nakil hattından doğan sorunlar gibi başka idarelerin işlemlerinin de etkisi olan tesis tamamlama sürelerindeki gecikmelerin ilgili mevzuat kapsamında mücbir sebeplerden doğduğu ve bu sebepler ortadan kaldırıldıktan sonra tesisin tamamlanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılmakta olduğu, anılan şirketin mücbir sebep başvurusunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle üretim lisansının iptali ve bu karara karşı yapılan itirazın reddi hakkındaki Kurul kararları iptal edilmiştir. Dolayısıyla davacı şirkette %10 ve üzeri doğrudan pay sahibi olan gerçek kişilerin üretim lisansı iptal edilen Sabaş Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nde de pay sahibi olmaları sebebiyle tesis edilen işlemin hukuki dayanağı kalmamıştır.”

[154] EDİĞ, s.27

[155] EPLY m.19/2

[156] EPLY m.20/5

[157] EPLY m.20/3-a

[158] EPLY m20/3-b

[159] Önlisans ve Lisans İşlemleri ile İlgili Başvurularda Sunulması Gereken Bilgi ve Belgeler Listesi için bkz. EPDK Web Sitesi, http://www3.epdk.org.tr/index.php/elektrik-piyasasi/lisans?id=820, (E.T:3.11.2015)

[160] EPLY m.20/1,2

[161] EPLY m.21/1

[162] ELPY m.22

[163] EPLY m.23/4

[164] EPLY m.11/1

[165] EPLY m.24/2-b

[166] ASLAN ve DİĞERLERİ, s.311

[167] EPLY m.26/3

[168] EPLY m.26/4

[169] EPK m.16; “(1) Kurul, piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere aşağıdaki yaptırım ve cezaları uygular:

a) Kurul tarafından bilgi isteme veya yerinde inceleme hâllerinde; istenen bilgilerin yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi verilmemesi ya da yerinde inceleme imkânının verilmemesi hâllerinde, on beş gün içinde bilgilerin doğru olarak verilmesi veya inceleme imkânının sağlanması ihtar edilir. Yapılan yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlere, beş yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

b) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına ve talimatlara aykırı hareket edildiğinin saptanması hâlinde, aykırılığın niteliğine göre aykırılığın otuz gün içinde giderilmesi veya tekrarlanmaması ihtar edilir ve yapılan yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettiren veya tekrar edenlere beş yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

c) Bu Kanun, ikincil mevzuat veya lisans hükümlerine aykırılık yapılmış olduktan sonra niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olmayacak şekilde aykırı davranılması durumunda ihtara gerek kalmaksızın beş yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

ç) Lisans müracaatında veya lisans yürürlüğü sırasında, lisans verilmesinde aranan şartlar konusunda, gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans verilmesini etkileyecek lisans şartlarındaki değişikliklerin Kurula bildirilmemesi hâlinde, sekiz yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Anılan gerçek dışı belge veya yanıltıcı bilgi veya lisans şartlarındaki değişikliğin düzeltilmesinin mümkün olmaması veya otuz gün içinde düzeltilmesi için yapılacak yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlerin lisansı iptal edilir.

d) Lisans süresi boyunca iştirak ilişkisi yasağına aykırı davranışta bulunulması hâlinde, otuz gün içinde iştirak ilişkisinin düzeltilmesi ihtar edilir. Yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlere dokuz yüz bin Türk Lirası idari para cezası verilir.

e) Piyasada lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması hâlinde, on beş gün içinde kapsam dışı faaliyetin veya aleyhte faaliyetin durdurulması ihtar edilir. Yapılan yazılı ihtara rağmen aykırı durumlarını devam ettirenlere bir milyon Türk Lirası idari para cezası verilir.

f) Lisans verilmesine esas olan şartların lisansın yürürlüğü sırasında ortadan kalktığının veya bu şartların baştan mevcut olmadığının saptanması hâlinde lisans iptal edilir.

g) Bu Kanuna göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde lisans iptal edilir.

(2) Yukarıdaki para cezalarını gerektiren fiiller için Kurul, fiilin niteliğine göre ihtar sürelerini farklı uygulayabilir. Söz konusu para cezalarının uygulanmasını takiben para cezasına konu fiilin; verilen ihtar süresi içerisinde giderilmemesi veya tekrarlanması hâllerinde para cezaları, her defasında bir önceki cezanın iki katı oranında artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idari para cezası verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz. Ancak, aynı fiilin iki yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde artırılarak uygulanacak para cezasının tutarı, cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki mali yılına ilişkin bilançosundaki gayrisafi gelirinin yüzde onunu aşamaz. Cezaların bu düzeye ulaşması hâlinde Kurul, lisansı iptal edebilir.

(3) Bir dağıtım bölgesinde lisansı kapsamında faaliyet gösteren dağıtım şirketinin, mevzuat ihlallerinin dağıtım faaliyetini Kurum tarafından hazırlanan yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun biçimde yerine getirmesini kabul edilemeyecek düzeyde aksattığının veya mevzuat ihlallerinin dağıtım faaliyetinin niteliğini ya da kalitesini kabul edilemeyecek düzeyde düşürdüğünün veya mevzuata aykırılıkları itiyat edindiğinin veya acze düşmesi ya da acze düşeceğinin Kurul kararıyla belirlenmesi durumunda aşağıdaki yaptırımlar ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir:

a) Lisans sahibi tüzel kişinin yönetim kurulu üyelerinin bir kısmına veya tamamına görevden el çektirilerek yerlerine Kurul tarafından atama yapılır.

b) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından tarife kapsamında yerine getirilmesi gerekirken getirilmeyen hizmetlerin ve yatırımların mali karşılıkları öncelikle şirketin diğer faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerden, yetmemesi hâlinde mevcut ortakların temettü gelirlerinden ve nihayet hisseleri nama yazılı ortakların malvarlıklarından temin edilir.

c) Dağıtım sistemini işletme hakkına sahip tüzel kişinin tespiti için gereken iş ve işlemler 18 inci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde gerçekleştirilir.

ç) İlgili dağıtım sistemini işletme hakkını elde ettiğini tevsik eden ve bu Kanun uyarınca öngörülen yükümlülükleri yerine getiren tüzel kişiye yeni lisans verilir.

d) Kurum tarafından tüketicilerin korunması ve hizmetlerin aksamaması için, lisansı sona erdirilen dağıtım bölgesi için başka bir tüzel kişiye dağıtım lisansı verilene kadar her türlü önlem alınır.

(4) Bir görevli tedarik şirketinin, mevzuat ihlallerinin düzenlemeye tabi faaliyetlerini Kurum tarafından hazırlanan yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun biçimde yerine getirmesini kabul edilemeyecek düzeyde aksattığının veya mevzuat ihlallerinin düzenlemeye tabi faaliyetlerin niteliğini ya da kalitesini kabul edilemeyecek düzeyde düşürdüğünün veya mevzuata aykırılıkları itiyat edindiğinin veya acze düşmesi ya da acze düşeceğinin Kurul kararıyla belirlenmesi durumunda aşağıdaki yaptırımlar ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir:

a) Lisans sahibi tüzel kişinin yönetim kurulu üyelerinin bir kısmına veya tamamına görevden el çektirilerek yerlerine Kurul tarafından atama yapılır.

b) Kurum tarafından tüketicilerin korunması ve hizmetlerin aksamaması için, lisansı sona erdirilen görevli tedarik şirketinin yerine, son kaynak tedarikçisi olarak başka bir tüzel kişinin belirlenmesine kadar, her türlü önlem alınır.

c) Kurul tarafından son kaynak tedarikçisi olarak belirlenen tüzel kişiye yeni tedarik lisansı verilir.

(5) Dağıtım lisansı sahibi organize sanayi bölgesinin mevzuat ihlallerinin dağıtım faaliyetini öngörülen usul ve esaslara uygun biçimde yerine getirmesini kabul edilemeyecek düzeyde aksattığının, mevzuat ihlallerinin dağıtım faaliyetinin niteliğini ya da kalitesini kabul edilemeyecek düzeyde düşürdüğünün, mevzuata aykırılıkları itiyat edindiğinin, acze düşmesi ya da acze düşeceğinin Kurul kararıyla belirlenmesi durumunda lisansı iptal edilir ve dağıtım faaliyeti ilgili dağıtım şirketince yürütülür.

(6) Kurum dördüncü fıkra kapsamındaki iş ve işlemlerin yapılması hususunda diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişilerinden ilgili mevzuat hükümlerine göre hizmet satın alabilir. Bu hükümlerin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

(7) Kurulca dağıtım şirketlerinin yönetim kurullarına atanan üyeler aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılan davalar, atamayı yapan ilgili merci olan Kurum aleyhine açılmış sayılır ve bu davalarda husumet Kuruma yöneltilir. Yargılama sonucunda Kurum aleyhine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi sebebiyle Kurumun ödeme yapması hâlinde bu meblağ ilgililerinden, kusurlu olduklarına dair mahkeme kararının kesinleşmesi hâlinde, kusurları oranında rücu edilir. Dördüncü fıkra kapsamındaki iş ve işlemlerin yapılmasında görev alan Kurum personeli 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında

Kanuna tabidir.

(8) Bu maddede düzenlenen tüm idari para cezaları hiçbir şekilde ilgili cezayı ödeyen tüzel kişi tarafından hazırlanacak tarifelerde maliyet unsuru olarak yer almaz.

 

[170] GÖZÜBÜYÜK-TAN, s.315; ÖZCAN, s.96

[171] 4628 s. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (“EPDK Kanunu”) m. 4/1; “Kamu tüzel kişiliğini haiz,  idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur.”

[172] ÖZCAN, s.97

[173] GÖNEN, s.172

[174] ÖZCAN, s.105

[175] Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun m.4/2

[176] RG. 28.01.2003 tarih ve 25007 sayı

[177] Denetim Yönetmeliği m.6

[178] Denetim Yönetmeliği m.15/1

[179] Denetim Yönetmeliği m.15/3

[180] Denetim Yönetmeliği m.15/4

[181] DY m.16

[182] DY m.17

[183] DY m.18

[184] DY m.20/1

[185] Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/4709 E., 2008/6762 K. Sayı ve 13.10.2008 tarihli kararı

[186] Danıştay 13. Dairesi’nin 2005/10046 E., 2008/24 K. Sayı ve 2.1.2008 tarihli kararı

[187] DY m.20/3,4

[188]  DY m.21

[189]  ASLAN veDİĞERLERİ, s.440; GÖNEN, s.180; ÖZCAN, s.120

[190]  ÖZCAN, s.180

[191] Görülmekte olan davalar hakkında bkz. 6352 sayılı Kanun’nun geçici 25.maddesi; “Bu Kanunun yayımı tarihinden önce ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda açılmış bulunan ve bu Kanunla idare ve vergi mahkemelerinin görevleri kapsamına alınan davaların, Danıştayda görülmesine devam olunur.”




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi