Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Hukuk Fakültesi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
FSMVÜ | Borçlar Hukuku Genel Hükümler II - Final Cevap Anahtarı
Duyuru Arşivi
Borçlar Hukuku Genel Hükümler II - Final Cevap Anahtarı

OLAY I:

Saat koleksiyoncusu Bay A, bir davet sırasında tanıştığı ünlü ressam Bay B’nin kolundaki antika kol saatini çok beğenir ve Bay B’ye kol saati karşılığında, kendisinin sahip olduğu antika köstekli saati vermeyi teklif eder. Bay B bu teklifi kabul eder. Taraflar kol saatinin hemen teslimi, ancak köstekli saatin müzede sergilenecek olması nedeniyle, bir hafta sonra teslim edilmesi hususunda anlaşırlar. Bu alışveriş sırasında Bay B’nin ünlü bir ressam olduğunu öğrenen Bay A yaklaşan evlilik yıldönümü nedeniyle Bay B’ye karısının bir portresini sipariş eder ve resim için 20.000 TL’yi nakit olarak Bay B’ye öder. Bay B, portreyi yapmaya başladıktan kısa bir süre sonra ağır bir trafik kazası geçirir ve bir daha resim yapamayacak duruma gelir. Bunu öğrenen Bay A, portrenin yapılması için vermiş olduğu 20.000 TL’nin iadesini Bay B’den ister.

Bay A’nın 20.000 TL’nin iadesine yönelik talebine karşılık Bay B,

  1. Resmi yapamamasının kendi kusuru ile olmadığını, bu nedenle resim için kendisine ödenmiş olan parayı Bay A’ya iade etmeyeceğini,  (20 p)
  2. Bay A’nın vadesi gelmiş olmasına rağmen teslim etmesi gereken antika köstekli saati kendisine hala teslim etmediğini, ancak bu saatin teslim edilmesi durumunda parayı geri vereceğini belirtmiş olsaydı; (15 p)

Bay B’nin ileri sürmüş olduğu bu savunmaların hukuken geçerli ve yerinde olup olmayacağını gerekçeli olarak açıklayınız.

 

OLAY II

Ünlü tasarımcı Bayan (T), 6 Eylül - 13 Eylül arasında gerçekleştirilecek olan moda haftasına katılmaya karar verir. Hazırlıklara başlayan (T), tasarlayacağı gömlek ve takım elbise modellerinde ipek ve kaşmir kumaş kullanmayı planlamaktadır. Bayan (T)’nin moda haftasına katılacağını duyan Bay (S), deposunda bulunan ve Hindistan’dan getirtmiş olduğu 50 metre ipek ve 40 metre kaşmir kumaşı 10.000 TL’ye satabileceğini söyler. (S)’nin teklifini kabul eden Bayan (T) kumaşların parasını peşin olarak öder ve kumaşların moda haftasının başlangıcından 1 ay önce, (T)’nin çalışma atölyesinde teslim edileceği konusunda (S) ile anlaşır. 6 Ağustos tarihi geldiğinde (S)’nin kumaşları teslim etmemesi üzerine elbiseleri yetiştiremeyeceği endişesine kapılan Bayan (T) hemen (S)’yi arayarak, kumaşların teslim edilmesini ister. Ancak 7 Ağustos günü, (S)’nin deposunda çıkan yangın sebebiyle bütün kumaşları yanar. Bunun üzerine Bayan (T), aynı vasıf ve ölçüdeki kumaşları (Ü)’den 15.000 TL’ye almak zorunda kalır. Ne var ki buna rağmen elbiseleri moda haftasına yetiştiremez ve anlaşmalı olduğu X şirketine 100.000 TL tazminat öder. (T) zararlarının tazmin edilmesi için (S)’ye dava açmış, (S) ise yangının çıkmasında kusuru bulunmadığından tazminattan sorumlu olmadığını iddia etmiştir.

  1. Bayan (T), 6 Ağustos tarihi geldiğinde kumaşları teslim etmeyen (S)’ye karşı hangi şartlar altında ne gibi taleplerde bulunabilir? Bayan (T)’nin kumaşların teslimini istemesi ne anlama gelmektedir?  (20 p)
  2. Bay (S)’nin savunmasını yerinde buluyor musunuz? Bayan (T) açmış olduğu davada hangi zararının tazminini talep edecektir? Bu zararın kapsamına nelerin girdiğini belirtiniz. (15 p)

 

OLAY III

Antalya’nın Aksu ilçesinde 8 dönümlük limon bahçesi bulunan Bay (S), bu bahçeyi, meyve suyu üretimi ile uğraşan genç işadamı Bay (A)’ya satmak istemektedir. 29 Ağustos 2011 tarihinde taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre, 2011 yılının Eylül ayında limon hasadının üç tonu aşması halinde, Bay (A) sözleşme konusu bahçeyi Eylül ayı sonunda 1.000.000 TL bedelle satın alacaktır. Eylül ayı başında Bay (S), Bay (A)’ya bahçeyi teslim eder. Eylül ayının sonunda limon bahçesinden beş tonluk limon hasadı elde edilir ve bunun üzerine limon bahçesi Bay (A) adına tapuda tescil edilir. Bay (A) da bedeli Bay (S)’ye öder.

Limon bahçesinin satımından elde ettiği büyük meblağ ile yeni bir iş kurmak isteyen Bay (S), daha önce aynı sektöründe çalışmış yakın arkadaşı Bay (Ü) ile birlikte akaryakıt istasyonu işletmek amacıyla “Bay (S) ve Ortakları” adında bir adi ortaklık kurarlar. Ortaklık sözleşmesine göre, Bay (S)’nin iştirak payı %60, Bay (Ü)’nün payı ise %40 olarak belirlenmiştir. “Bay (S) ve Ortakları” isimli adi ortaklığın temsilcisi Bay (S), Bay (Ü)’nün daha önce de çalıştığı ve Bay (Ü)’nün daha önceki işlerinden dolayı 144.000 TL tutarında bir alacağının da bulunduğu akaryakıt tedarikçisi Bay (T) ile 15 Kasım 2012’de sözleşme yapar. Bu sözleşmeye göre tedarikçi Bay (T) bin litre benzini derhal teslim edecek olup, ortaklar 360.000 TL tutarındaki bedeli 2 Aralık 2012’de ödeyecektir. Yaşanan teknik aksaklıklar yüzünden açtıkları akaryakıt istasyonu zarar ettiğinden ortaklar bedeli zamanında ödeyemezler. Bay (T), vadesinde Bay (S)’den alacağını talep ettiğinde, Bay (S), ortağı Bay (Ü)’nün sahip olduğu takas dermeyan etme hakkının, aralarındaki ortaklık ilişkisi sayesinde, kendisine de sirayet ettiğini belirterek takas beyanında bulunmuş ve Bay (T)’ye 216.000 ödemiştir. Bay (T) ise bu ödemeyi reddetmiştir.

SORULAR:

1-) Bay (S), bahçenin tapuda Bay (A) adına tescil işleminin ancak Eylül ayı sonunda gerçekleştiğini, bu nedenle Eylül ayı içinde elde edilen beş ton limonun kendisine teslimini Bay (A)’dan talep edebilir mi? Eğer somut olaydaki limon hasadı iki ton olsa olsaydı ve bu sebeple devir işlemi gerçekleşmemiş olsaydı cevabınızda bir değişiklik olur muydu? Açıklayınız. (15 p)

2-) Bay (T)’nin Bay (S)’nin ifasını reddetmesi onun alacaklı temerrüdüne düşmesine neden olur mu? Açıklayınız. (15 p)

 

CEVAPLAR

OLAY I

1. Borcun ifasının borçlunun kusuru olmadan imkânsızlaşması durumunda borç sukut eder (BK. m. 117). Borcu sona erdiren imkânsızlık, borcun doğumundan sonra ifanın elde edilemez hale gelmesidir. Borcun ifasının imkânsızlaşmasından borçlunun sorumlu olmadığı durumlarda eğer sadece onun borç altında olduğu bir borç ilişkisi söz konusu ise bu durumda borcun sukutu dışında bir mesele kalmaz, ancak tarafların ikisinin de borç altında olduğu karşılıklı akitlerde taraflardan birinin borcu imkânsızlık nedeniyle sukut ederse, diğer tarafta kendi borcundan kurtulur. Somut olayda borçlunun kusurlu olmadığı bir maddi imkânsızlık vardır. Ressam Bay B, trafik kazası sonucunda, resim yapamaz hale gelmiştir. Bu durumda Bay B’nin taraflar arasındaki eser sözleşmesinden doğan resim yapma borcu sukut eder, ancak Bay B kendi alacağını daha önceden Bay A’dan tahsil etmiş, yapacağı resim karşılığında 20.000 TL’yi peşin olarak almıştır. Şayet borcunun ifası imkânsızlaşan borçlu, alacağını diğer taraftan evvelce tahsil etmiş ise bu durumda elde ettiği kazanmanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edileceği BK. m. 117 hükmünde düzenlenmiştir. Dolayısıyla bu meblağın BK. m. 117 hükmü uyarınca iadesi gerekmektedir. Bay A’nın verdiği meblağı geri istemesi hukuken mümkündür. Buna ilişkin olarak Bay B’nin resmi yapamamasının kendi kusuru ile olmadığını, bu nedenle resim için kendisine ödenmiş olan parayı Bay A’ya iade etmeyeceğini ileri sürmesi hukuken geçerli değildir. 

 

2.  Ödemezlik def’i (BK m. 81) taraflara, karşı edim ifa edilinceye kadar hiç değilse ifası uygun bir şekilde teklif edilinceye kadar, kendi borcunu ifadan kaçınma imkânı sağlamaktadır. Ödemezlik def’inin ileri sürülebilmesi için taraflar arasında karşılıklı bir akit bulunması gerekmektedir. Aynı akit içerisinde yer almakla beraber, aralarında değişim münasebeti bulunmayan edimler için ödemezlik def’i kullanma imkânı yoktur. Ödemezlik def’ine başvurabilmek için karşılıklı her iki borcun da doğmuş olması (muaccel olması gerekir) ve sukut etmemiş olması gerekir. Somut olayda Bay B’nin parayı iade borcu, Bay A ile aralarındaki eser sözleşmesinin imkânsızlık nedeniyle ortadan kalkmasından doğarken, Bay A’nın borcu ise, Bay B ile aralarındaki trampa sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bunlar aynı akit içinde yer almayan ve aralarında değişim münasebeti bulunmayan edimlerdir. Bu durumda ödemezlik def’inin şartları oluşmamıştır ve kullanılması hukuken mümkün değildir. Bay B tarafından takas hakkının da kullanılması mümkün değildir, çünkü takas hakkının mevcudiyeti için tarafların birbirlerinden olan alacaklarının konularının aynı olması gerekmektedir ancak somut olayda Bay B’nin borcu bir miktar paranın iadesi iken Bay A’nın borcu antika köstekli saatin teslimidir.

OLAY II

Cevap 1:  Bay (S), 6 Ağustos tarihinde borcunu ifa etmemekle borçlu temerrüdüne düşmüştür. Kural olarak temerrüdün söz konusu olması için muaccel olan borcun ifa edilmemiş olması, ifanın mümkün olması, alacaklının ihtarı ve ifayı kabule hazır olması gerekir. Olayımızda muayyen vade söz konusu olduğundan dolayı (S)’yi temerrüde düşürmek için ihtara gerek yoktur. Bunun sonucunda alacaklı aynen ifa ve gecikme tazminatı talebinde bulunabilir. Yine karşılıklı sözleşmelerde kural olarak alacaklı mehil vermek suretiyle diğer seçimlik haklarını (ifadan vazgeçerek müspet zararın tazmini veya sözleşmeden dönme ve menfi zararın tazmini haklarını) da kullanabilir. Bununla birlikte olayda ticari satım söz konusudur. BK. m. 187, ticari satımlarda muayyen vadenin kararlaştırılmış olması durumunda, bunun kesin vade olarak kararlaştırılmış olmasını aramaksızın, satıcının temerrüdü halinde alıcının mehil tayinine lüzum kalmadan ifa yerine müspet zararın tazminini talep etmiş kabul edileceğini öngörmektedir. Buna göre Bayan (T), seçimlik haklarını mehil vermeye gerek olmaksızın kullanabilecektir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, alıcının BK. m. 187’ye giren durumlarda sözleşmeden dönüp dönemeyeceği tartışmalıdır. Bir kısım yazara göre BK m. 187’de alıcıya sözleşmeden dönme hakkı tanınmamıştır ve bu sebeple kullanılamayacaktır. Diğer bir grup yazar ise alacaklının bu durumda da sözleşmeden dönebileceğini kabul etmektedir. Ancak bunlardan bir kısmı bunu ek süre verme şartına bağlamakta, diğer bir kısım yazar ise bu durumda ek süre vermeye gerek olmadan temerrüt üzerine derhal bildirmek kaydıyla alıcının sözleşmeden dönebileceğini belirtmektedir.

Alıcının ifayı talep etmek niyetinde olduğu durumlarda ise bunun vadede derhal bildirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda Bayan (T)’nin hemen S’yi arayarak kumaşların teslimini istemesi aynen ifadan vazgeçerek tazminat talebinde bulunmak istemediği, aynen ifayı istemeye devam ettiği anlamına gelir.

 

Cevap 2: (S) borçlu temerrüdüne düştükten sonra kazara vuku bulacak olan zararlardan, bu kapsamda ifa imkânsızlığından da sorumlu olacaktır. Bu durum, imkânsızlığa kusuruyla sebebiyet vermenin değil, temerrüdün bir sonucudur. Yani temerrütten sorumlu olan (S), kumaşların fevkalade hal veya mücbir sebep teşkil edecek bir olay sonucunda telef olmasında kusuru olmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulamaz. O, ancak temerrüde düşmede kusuru bulunmadığını veya temerrüt ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kaçabilir. Bu sebeple savunması yerinde değildir ve (T)’nin uğramış olduğu zararları tazmin etmelidir.

İfa imkânsızlığından sorumlu olan (S) Bayan (T)’nin müspet zararını tazmin edecektir. Alacaklının malvarlığının borç ifa edilseydi alacağı durumla, borcun ifa edilmemiş olması sebebiyle arz ettiği durum arasındaki fark müspet zarardır. Buna göre (T), X şirketine ödediği 100.000 TL tazminatın yanında, kumaşları Ü’den almak zorunda kalması sebebiyle ödediği 5.000 TL fazla bedeli ve önceden peşin olarak ödemiş olduğu 10.000 TL’yi (S)’den isteyebilecektir.

OLAY III

CEVAP 1: Bir şeyin verilmesine ilişkin sözleşmelerde ister borç ilişkisi ister tasarruf işlemi geciktirici şarta bağlanmış olsun şart gerçekleşmeden bir şey karşı tarafa verilmişse, şartın gerçekleşmesi üzerine o ana kadar elde edilen menfaatleri bu kişi elinde tutar. Her ne kadar Eylül ayı boyunca malik Bay (S) olsa dahi, sözleşmenin bağlı olduğu geciktirici şartın (Eylül ayı hasadının üç tonu aşmasına dair) gerçekleşmesinden önce limon bahçesi Bay (A)’ya teslim edilmiştir. Şartın gerçekleştiği de ( Eylül ayı hasadı olarak beş ton limon elde edilmiştir) göz önünde bulundurulursa, BK. m. 151/ f. 1 uyarınca Bay (A), Eylül ayı boyunca elde ettiği menfaatleri elinde tutabilecektir.

Limon hasadı iki ton olsaydı bu durumda şart gerçekleşmemiş sayılacaktı. BK. m. 151/ f. 2 uyarınca, şart gerçekleşmemişse bu durumda şeyin teslim edildiği kişi sadece şeyi değil, baştan itibaren bundan elde edilen bütün menfaatleri de elde etmek zorundadır. 

CEVAP 2: Bay (T)’nin ifayı reddetmesinin onu alacaklı temerrüdüne düşürüp düşürmediğini incelemek için öncelikle onun ifayı kabulden kaçınmasının haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığını tespit etmek gerekmektedir ( BK. m. 90).

Somut olayda, Bay (S) ile Bay (Ü) bir adi ortaklık kurmuşlardır. Adi ortaklıkta ortaklar arasında kanundan doğan teselsül söz konusudur ( BK. m. 534/ c. son). Dolayısıyla Bay (S)’nin Bay (T) ile yaptığı akaryakıt satımına ilişkin sözleşmede bedel ödeme borcu bakımından Bay (S) ve Bay (Ü) müteselsil borçlu konumundadır. Bay (T), Bay (S)’den 360.000 TL talep ettiğinde, Bay (S), ortağı Bay (Ü)’nün sahip olduğu takas dermeyan etme hakkının, aralarındaki ortaklık ilişkisi sayesinde, kendisine de sirayet ettiğini belirterek takas beyanında bulunmuştur. Bundan dolayı, Bay (T)’ye 216.000 TL ödemiştir.

Takas karşılıklı ve birbirine mümasil muaccel iki alacağın büyüğünden küçüğünün tenzili suretiyle karşılıklı olarak sukut etmesidir. Müteselsil borçluluk bakımından her bir müteselsil borçlu borcu alacaklıdaki kendi alacağı ile takas edebilir. Bir müteselsil borçlu diğer bir müteselsil borçluya ait alacak ile borcu -mütekabiliyet şartı sağlanamadığından- takas edemez ( BK. m. 118/ f. 1 ). Bu yüzden Bay (S)’nin takas beyanı kendisinin bir karşı alacağı olmadığından dolayı mütekabiliyet şartı gerçekleşmediğinden hüküm ifade etmez.

Sonuç olarak, Bay (S)’nin yaptığı ödeme kısmi ödeme hükmünde olup, kural olarak alacaklının bu ifayı kabul etme zorunluluğu yoktur (BK. m. 68).Somut olaydan, alacaklının kısmi ifayı kabul edeceğine ilişkin taahhüdünü içeren bir hükmün sözleşmede bulunduğuna ilişkin bir ibare yoktur. Dolayısıyla ortada usulüne uygun bir şekilde arz edilmiş bir ifa olmadığından Bay (T)’nin kısmi ifayı reddetmesi onu alacaklı temerrüdüne düşürmez.




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi
. . .