Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Hukuk Fakültesi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
FSMVÜ | Borçlar Hukuku Genel Hükümler Vize
Duyuru Arşivi
Borçlar Hukuku Genel Hükümler Vize

I. OLAY:

Bay S, Antalya’daki evini Bay A’ye noterde yaptıkları sözleşme ile satmış ve teslim etmiştir. Evin bedelini ödeyen Bay A, bir müddet evde oturduktan sonra daha uygun bir ev bulmuş ve onu satın almak istemiştir. Bunun üzerine Bay S’ye karşı noterde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek parasının iadesini talep etmiştir.

Sorular:

1. Bay (S) ile Bay (A) arasındaki sözleşme gerçekten de Bay (A)’nın iddia ettiği gibi geçersiz midir?

Taşınmaz satım sözleşmesi tapuda resmi memur önünde yapılması gerektiğinden, (A)’nın iddia ettiği gibi şekle aykırılık dolayısıyla geçersizdir.

2. Sözleşmenin geçersiz olduğu varsayımında bu sözleşmenin ayakta tutulması mümkün müdür? Somut olayın şartlarını da dikkate alarak açıklayınız.

Tahvil: Bununla birlikte taraflar başka bir sözleşmenin geçerlilik koşullarına uymuşlarsa, geçersizliği bilselerdi şekline uyulan bu sözleşmeyi yapacakları kabul edilebildiği takdirde, sözleşmenin şekline uyulan sözleşmeye tahvili gündeme gelebilir. Buna göre noter senedi ile yapıldığı için geçersiz olan taşınmaz satışının, satış vaadine tahvil edilerek hüküm ifade etmesi sağlanabilecektir.

Dürüstlük Kuralı: Bay A, kendisine yeni bir ev bulduktan ve üstelik para borcunu ifa ettikten sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmektedir. Para borcunu ifa etmesi ve eve taşınıp oturması karşı tarafta şekle aykırılık nedeniyle geçersizliğin ileri sürülmeyeceği güvenini yaratmıştır. Bütün bu olgular değerlendirildiğinde geçersizliğin ileri sürülmesinin MK. M. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, bu yüzden de engellenebileceği sonucuna varılmalıdır.

II. OLAY:

Bay S, Bayan A’ya sahip olduğu mobilyayı 5.000 TL’ye satmak istemiş; Bayan A’da bu koşullarda satın almayı kabul ettiğini fakat mobilyanın taşınması ve montajı işinin S tarafından halledilmesi gerektiğini belirtir.

2 gün sonra Bay S, mobilyanın kendi evinden teslim alınması ve 5.000 TL’nin kendisine ödenmesi yönünde ihtar gönderir.

Soru:

Bay S ile Bayan A arasında sözleşme kurulmuş mudur? Bay S’nin talepleri haklı mıdır?

Sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların objektif ve sübjektif esaslı unsurlarda anlaşmış olmaları gerekmektedir. Yan unsurlar üzerinde anlaşmış olma şartı aranmamakta ise de, taraflardan birinin gündeme getirdiği ve müzakereye açtığı yan unsurlar üzerinde de anlaşmanın bulunması yahut anlaşmanın ileriye ertelenmiş olması gerekir. Aksi takdirde sözleşmenin kurulduğundan söz etmek mümkün olmaz.

Somut olayda taraflar eşya ve bedeli konusunda anlaşmışlar ise de, Bayan A, eşyanın taşınması ve montajı edimlerini tartışmaya açmıştır. Taraflar bu tartışma üzerinde uzlaştıkları yahut bunu erteledikleri yönünde bir bilgi bulunmadığına göre sözleşme kurulmamıştır. Bay A’nın talepleri haksızdır.

III. OLAY:

K Bankası, kendisine kredi için başvuran M şirketinin mali durumunu Ü şirketine incelettirmiştir. Ü, M şirketi borca batık olmasına rağmen düzenlediği raporda durumu tam tersine tespit etmiştir. Bunun üzerine K Bankası, M’ye kredi vermiştir. Taraflar arasında kredi sözleşmesi akdedildikten 2 yıl sonra K Bankası kredinin iadesini sağlayamayınca aslında M şirketinin borca batık olduğunu ve düzenlenen raporun aldatıcı olduğunu farketmiştir. Bunun üzerine M ile yapılan kredi sözleşmesini iptal etmek istemiştir. M şirketi ise, durumdan haberdar olmadığını, üstelik sözleşmenin kurulmasından sonra 2 yıl geçtiğini bu yüzden sözleşmenin iptalinin mümkün olmadığını belirtmiştir.

Sorular:

1. K Bankası ile M şirketi arasında akdedilen kredi sözleşmesi geçerli midir?

K Bankası, düzenlenen rapora inanmak suretiyle kredi sözleşmesini yapmaya karar vermiştir. Oysa rapor gerçeğe aykırı düzenlenmiştir. Böylece K bankasının iradesinin sakatlandığın, bu sakatlığın sözleşmenin tarafı olmayan Ü şirketi tarafından yapılan bir davranış eseri olduğu bu yüzden olayda bir hilenin olduğu tespit edilebilir. Hile halinde, sözleşme geçerli olmaz. Düzelebilir hükümsüzlük dediğimiz bir yaptırım ile sözleşmenin iptali mümkün olur.

2. Somut olaydaki koşullar gözetildiğinde K Bankasının sözleşmeyi iptal etmesi mümkün müdür? M Şirketinin savunmalarını da göz önünde bulundurarak açıklayınız.

Olayda üçüncü kişinin hilesi söz konusudur. Üçüncü kişinin hilesinin iptal sonucuna yol açabilmesi için lehine hile yapılan kişinin bu hileyi bilmesi, en azından bilmesinin gerekmesi şarttır. Somut olayda buna ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Bu yüzden M şirketinin bu hileyi bilmesi yahut bilmesinin gerekli olması halinde ancak iptal hakkı ona karşı kullanılabilecektir.

Buna karşılık iptal hakkı, 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. 1 yıllık süre, sözleşmenin kurulmasından itibaren değil hilenin anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda Banka, durumu farkettikten sonra 1 yıl geçmeden iptal hakkını kullanmıştır. Bu yüzden iptal hakkına süre nedeniyle engel olunması söz konusu olamaz.




Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi