Engelli Hukuku Dersi Öğrencileri Diyalog Müzesi’nde “KARANLIK” Deneyimi Yaşadı

Fakültemizdeki Engelli Hukuku seçmeli dersi kapsamında, her türlü engelin topluma ve hukuk düzenine yansımaları anlaşılmaya ve hukuki çözümler tartışılmaya çalışılıyor. Teorik düzeyde öğrenilen bilgilerin, gerçek hayata nasıl yansıdığını görmek maksadıyla, ders kapsamında öğrenciler, bir saha deneyimine katıldı.  23 Ekim 2026 tarihinde gerçekleşen bu ziyarette, görme engellilerin hayatlarına yakından şahit olmak ve gündelik hayat pratiklerindeki durumu tecrübe edebilmek için yola çıkıldı.  Diyalog Müzesi’ne yapılan bu ziyarette, öğrenciler tamamen ışıktan izole edilmiş bir ortamda görme engelli olma halini bizzat tecrübe etti. Bu sayede geleceğin hukukçuları olarak, gerçek hayatta hangi alanlarda daha aktif çözümler üretmeleri gerektiği konusunda somut örnekler üzerinden bir yol haritası çizme imkanına kavuştular.

Öğrencilerin değerlendirmeleri:

“Karanlıkta deneyim Diyolog Müzesi gezimiz empati duygumuzu arttıran, çevremize daha derin gözlerle bakabilmemizi sağlayan, karanlıktan korkmayı değil karanlıkta kalanlara bir nebze olsun umut olabileceğimizi gösteren, mutlaka herkesin bir kere de olsa yaşaması gereken bir deneyimdi” Begüm Şerbetçi

“Diyalog Müzesi gezimiz benim farkındalığımı arttıran bilinçlenmemi sağlayan ve işlediğimiz engelli hukuku dersinin hem önemini hem içeriğini daha iyi kavramama sağlayan çok faydalı bir etkinlikti.” Hülya Leventli

“Karanlıkta Diyalog gezisi, empati duygumu geliştiren, hayatımda derin bir iz bırakan ve beni daha duyarlı kılan bir deneyimdi. Artık etrafıma çok daha farklı bir gözle bakıyor, engelliler için çevredeki düzenlemelerin önemini daha net anlıyorum.” Kader Akto

 

“Diyalog Sosyal Girişimcilik Derneği (DİSODER)* tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve Metro İstanbul A.Ş.’nin desteğiyle kurulan İstanbul Diyalog Müzesi, ön yargı duvarlarını kırarak iletişim dili birbirinden farklı olan engelli ve engelsiz bireylerin diyaloğunu geliştirmeye destek oluyor. Tamamen karanlık ve sesten izole olarak yaratılan, hayatın farklı kesitlerinin deneyimlendiği bu 2 ortamda; insanların ‘ötekileştirme’, ‘birbiriyle ön yargısız iletişim kurma’ ve ‘karşısındakini dinleme’ gibi konularda düşünmeleri ve devamında aksiyon almaları hedefleniyor. İlk olarak 1988 yılında Almanya’da hayata geçen Karanlıkta Diyalog ve devamındaki Sessizlikte Diyalog sergileri 2013 Aralık ayından beri Türkiye’de bulunuyor. Dünyada birçok ülkede başarısını kanıtlamış oldukça önemli birer sosyal girişim projesi olarak anılan Karanlıkta Diyalog ve Sessizlikte Diyalog deneyimleri, metro istasyonu içinde yer alarak dünyada bir ilk olması açısından da önem kazanıyor. Türkiye’deki diğer tüm sosyal girişim modellerine de örnek olacak destek sayesinde, kalıcı bir Diyalog Müzesi’ne dönüşen proje, dünyadaki diğer ülkelerde bulunan tüm Diyalog Sergileri arasında da örnek olarak gösteriliyor.”